4 Temmuz 2011, Pazartesi 13:20

Trendeyim, koltukları dörtlü olan trenlerden birinde.

Şarj için prizler pencere yanındaki çöp kutusunun altında. Bu trende klima ve masa yok.  

Yol boyunca mısır tarlaları var. Domates ve ayçiçeği tarlaları da var.
 
Floransa‘da olduğu gibi, Venedik‘de de iki istasyon var. Venezie Mestre; adaya gitmeden önce kara tarafında kalan son durak ve tur otelleri de genellikle bu tarafta kalıyor.

Sanırım Floransa ve Bologna arasında sadece hızlı tren var. Bologna – Venedik arasında ise hızlı, normal ve yavaş tren alternatifler var. Ödediğim ücrete ve bilet kontrolü olmamasına bakılırsa ben yavaş tren ile yolculuk etmiş olmalıyım.

Deniz sanki buharlaşmış ve su buharı havaya şeffaf bir perde çekmiş. Hiçbir şey net görünmüyor: Gri bir deniz ve beyaz bir gökyüzü…Denizin üzerinden ilerliyoruz!

Denizin üzerinde, otobandayız ve tren yolunun yanı sıra başka şeritlerde de otobüsler ve otomobiller gidiyor. Modern bir şehir ve sanayi bölgesi olan Mestre arkamızda kaldı.

Ana karadan tarihi ada-şehre geçmek için üzerinden geçtiğimi bu uzun köprü Özgürlük Köprüsü (Ponte della Liberta) ve sonlandığı St Lucia Garı veya “Piazzale Roma” otogarı bu masal şehirdeki araç trafiği için son noktalar!