İtalya coğrafi olarak bir bütünlük sergilese de tarihi itilaflar ve bölünmelerle doludur. 19. yüzyıldan önce bir bütün olduğu tek dönem MÖ. 2. yüzyılda güçlü Roma hükümdarlığı zamanıdır.  Hristiyanlık ve Katolik Kilisesi olarak Papanın kazandığı konum Roma İmparatorluğu’nun en önemli mirasıdır. Dillerini, geleneklerini ve kanunlarını kabul ettiren Romalıların başarısı askeri yeteneklerinden ve toplumsal yaşamdaki örgütlenmelerinden kaynaklanmıştır.

İtalya, politik açıdan genç bir ülke olarak ifade edilebilir. 1861’e kadar birleşmiş bir ulus devlet olarak varlık gösterememiş ve 21 bölgede kendi yerel kültürünü korumuştur. Bu zenginlik, İtalyan diyalektinde mutfağa, mimariden el sanatlarına kadar farklı olanlarda kendini gösterir. Temel olarak Kuzey ve Güney olarak iki bölümden bahsedilebilir: Zengin ve endüstriyel Kuzey İtalya (Floransa, Siena, Bolonya, Venedik, Milano, Torino, Cenova), daha yoksul ve ekonomisi tarıma dayalı Güney İtalya (Roma, Napoli, Sicilya). İtalya’nın bu bölünmesinde hem tarih hem de coğrafya (dağlık ve engebeli arazi, iklim) etkili olmuştur. Kuzey, kültür olarak da Almanya ve Fransa’ya daha yakınken Güney ilk çağlardan itibaren Akdeniz’den gelen çok sayıda işgal yaşamıştır.

19. yüzyılda birleşik İtalya için yürütülen ve 1870’de başarıya ulaşan askeri mücadeleye Garibaldi liderlik etmiştir. 1920’de idareyi Faşistler ele geçirir ve 1946 yılında  bugünkü cumhuriyet idaresi kurularak monarşiden vazgeçilmiştir.

 

İtalya fotoğrafları >>> flickr

[ALINTIDIR]