Köyün girişinde kocaman bir köpek bizi karşılıyor. Yürümeye başladığımızda da önümüze düşüyor ve sık sık arkasına dönerek bizi kontrol ediyor. Rehberimiz önde biz arkada başlıyoruz evlere doğru tırmanmaya.

Yol üstünde evlerin önündeki taşlıkta oturmuş sohbet eden yaşlılara rastlıyor ve biraz mola verip sohbete karışıyoruz.

Biraz sohbetten, sık sık ziyaretlerine gelmeyen çocuklarını da çekiştirdikten sonra 80 yaşındaki Meryem teyze, “amcan ile beraber de çek” diyor ve ikindi saatinin ters ışığına karşı elimizden geldiği kadar çekmeye çalışıyoruz 🙂

Meryem teyze ile sohbet ediyoruz

Meryem teyze ile sohbet ediyoruz

Bizi getiren köpeğin hala beklediğini görüyoruz ve “o sizi bekler, tepedeki manastıra götürüp getirir” diye anlatıyorlar. Manastır yaklaşık bir saatlik tırmanma mesafesinde ancak gün batımına kadar vaktimiz sınırlı olacağı için daha fazla ilerlemeden evlerin arasından dolanıp yönümüzü köy meydanına çeviriyoruz. Rehber köpeğimiz tekrar önümüze düşüyor.

Meydana doğru inerken başka bir amca ve torunu ile karşılaşıyoruz. Akşam başka bir köyde düğün varmış ve oraya saz çalmaya gidecekmiş. Bizi de davet ediyor. Sohbet ederken “Entelköy Efeköy’e karşı” filmini izlediniz mi, diye soruyor. Kendisi de  Pınarcık köyünde çekilmiş bu filmde oynayan köylülerdenmiş.

Çok güzel bir Bafa gölü manzarasına karşı, tepede kurulu Gölyaka köyünden aracımızla ayrılıyoruz. Göl kıyısına geldiğimizde,  sandalların çekildiği sığ alanda biraz fotoğraf molası veriyoruz. Göl kıyısına inmek için Hereklia antik kenti kalıntıları arasından yürüyoruz.

Bafa gölü ve balıkçı sandalları

Bafa gölü ve balıkçı sandalları

Moladan sonra öğlen ayrıldığımız kamp alanına geri dönüyor ve gün batımına karşı eğlenceli fotoğraflar çekiyoruz 🙂

Bafa gölünde çocuklar kadar şendik :)

Bafa gölü’nde çocuklar kadar şendik  🙂

22.04.2012