Milas-Söke yolu üzerinde rengarenk ve  çeşme kitabesine göre tarihi 300 sene evvele dayanan bir Ege köyü burası.

Meydana geldiğimizde ilk dikkatimizi çevredeki rengarenk ve tek katlı binalar dikkatimizi çekiyor. Terkedilmiş bu yapılarda, biz renklerin dansından istifade ederek fotoğraf çekmeye çalışırken zaman da hızla geçiyor. Örneğin, fotoğraftaki kırmızı evin kapısında bir ay yıldız motifi var ve altında 1941 tarihi yazıyor.

Pınarcık köyü bir sinema filmi için plato olmuş

Pınarcık köyü bir sinema filmi için plato olmuş

Gürültümüze gelen çocuklar ve meydandaki diğer köylüler ile ortam iyice şenleniyor. Köylülerin ilk soruları “Entel köy Efe köye karşı” filmini izleyip izlemediğimiz oluyor. Burası ve civardaki bir kaç köy daha bu film için canlı birer plato olmuş, köylülerin çoğu da filmde yer almış. Maalesef ben henüz bu filmi izlemedim.

Meydanda karşılaştığımız Engin bize gönüllü rehberlik ve modellik yapıyor.  Engin ile birlikte meydandan ayrılarak sokaklarda dolaşmaya başlıyoruz. Ahşap evler arasından geçiyoruz, bir köşesi antik çağ mermerleri ile örülmüş evler görüyoruz. Engin’in anlattığına göre köye her gelen turist, iki leyleğin baş başa motiflendiği ve Heraklia antik kentinden getirilerek bu evin inşasında kullanılmış antik dönem mermeri önünde fotoğraf çektirirmiş, kuralı bozmuyoruz!

Rehberimiz Engin bizi gezdirirken modellik de yapıyor

Rehberimiz Engin bizi gezdirirken modellik de yapıyor

İki katlı  bir yapının önüne geldiğimizde Engin hemen bahçeye dalıp bizi de çağırıyor. Burası 30 sene önce terkedilmiş bir zeytinyağı fabrikası imiş.

Birkaç sene önce bir kaza ile yanmış ve geriye de bu harabe kalmış. Sesimizi duyan komşu da arka bahçeye geliyor ve yangının kendi bahçesinden çıktığını sonra yayılıp fabrikayı nasıl yaktığını anlatırken hepimizi güldürüyor, “neyse ki fabrika kapalı idi, yoksa ne yapardık!” diye de ekliyor.

Zeytinyağı fabrikası

Zeytinyağı fabrikası

Pınarcık’daki bu kısa turumuzdan sonra daha tarihi çeşmeyi göremeden, Engin’in kapısında ayyıldız olan “eski” evine gidemeden ve dondurma yemeye çarşıya inemeden dönüş vaktimiz geliyor.

Bafa gölü‘ne yüksek bir tepeden bakan Karahayıt köyü‘ne doğru yola çıkıyoruz.

22.04.2012