Ramazan sohbetleri hep “ah o eski Ramazanlar!” diye başlar ve kulak asmayız ya, her sohbet zamanın nasıl da hızlı geçtiğini anlamak için birer fırsatmış aslında.

Gün gelir de sizin de içinizden bir “ah!” geçerse anlayın ki yaş alıyorsunuz. Büyüyorsunuz, daha makul, daha sakin, daha sessiz bir insansınız. Bir demeden iki düşünmeyi öğreniyorsunuz. En azından hayatınızın çocukluk devri bitmiş ve yeni bir yolculuğa çıkıyorsunuz.

Tosya'nın tarihi konakları

Tarihi eser olduğu belgelenen bu konaklar ayrılan fon ile sırayla restore ediliyor

“Şehirler, orada yaşayan sevdiğin insanlar oldukça anlamlı olur” demişti İstanbul’a taşındığım gün tanıştığım bir arkadaşım.

Tosya, Kastamonu’nun büyük bir ilçesi. Köklü tarihi, kültürü, yemekleri, pirinç tarımı ve doğal güzellikleri ile uzun uzun anlatılabilir (bknz: internet) ama ben yaz ve bayram tatillerinde ancak bir kaç güne sıkıştırılmış bir çocukluk anımdan bahsetmek istiyorum.

Ramazan demişken, Tosya’da iftar sofralarının olmazsa olmazı keşkek yemeğidir. Ah o eski zamanlarda Ramazan ayı da yaz aylarına denk gelirdi ve bütün gün bağ, bahçe çalışmış mahalleli teyzeler iftar saati yaklaşınca sepetlerini kollarına takar komşu gümelenin (bağ evi) bahçesinde kurulu fırın başında toplanırdı.

“Gözün aydın Zehra hanım, torunlar gelmiş” derlerdi.

Arife akşamı fırının kapağını açarken toplanmış teyzelerden belli ki en yaşlı, en görmüş geçirmiş olanı hayırlı bayramlar olsun ve seneye tekrarını görelim diye de dua ederdi. Bu sırada evin gençleri sıcak fırının içinden tüm cabaları teker teker çıkarır yere dizmeye başlamış olurdu. Dumanı üstünde cabalara yanaşmak da kendi cabamızı bulup sepete yerleştirmek de büyüklerin işi olduğundan biz çocuklar biraz geride beklerdik.

Keşkek fırını açılıyor!

İftar saati yaklaşınca keşkek fırını açılıyor ve içinde gün boyu pişmiş yemekler sıra ile dışarı çıkarılıyor

Yıllar sonra geçen sene, Tosya’ya gittim. Bir akşam üstü, çarşıda ve eski mahallenin tarihi konakları arasında dolandıktan sonra iftar saati yaklaşınca iki apartman arasındaki boş arazide kalmış dumanı tüten bir fırının başına toplanmış ablaların sohbetine misafir oldum. “Eski Ramazan”lara göre caba sayısı ve çeşitliliği azalmıştı, yaşlı teyzeler de gelememişti ama böyle keyifli, lezzetli geleneklerin yaşanması ve yaşatılması çok güzel!

Tosya keşkeği

Tadına doyum olmaz Tosya keşkeği

Bugün Zehra hanım’ın vefat yıldönümü ve dilerim tüm büyüklerimizin mekanı cennet olsun…

11.08.2012