Plandığımız gibi gün batımında Şavşat’a varıyoruz. Gün boyu dolandığımız vadiler ve dağlar arasından bu kadar yeşil bir düzlüğe varacağımızı hayal bile edememiştik.

Yavuzköy mevkiinde mola veriyor ancak arkamızdaki seyir terasına çıkmaya vakit bulamadan yol kenarından manzarayı seyrediyoruz.

Önümüzdeki iki gece Kocabey köyünün üst yamacında inşa edilmiş Laşet’de konaklıyoruz. Burası doğa ile iç içe, sade ve konforlu bir tesis. Rakım yaklaşık 1500 metre.

Köyün içlerine doğru yürürken ineklerini evinin arkasındaki otlağa çıkaran Elfinaz  teyze ve Seyfettin amca ile sohbet ediyoruz. 30 sene İstanbul’da yaşadıktan sonra emekli olup köylerindeki evlerine geri dönmüşler. Üç çocukları İstanbul’da yaşamaktaymış.

Kocabey köyünde Seyfettin amca ile sohbet ediyoruz

Kocabey köyünde Seyfettin amca ile sohbet ediyoruz
23.08.2012 saat: 06:42

Köyler içinde gezerken köylülerin de anlattığı gibi turizm yöre için oldukça önemli bir gelir kaynağı ve özellikle doğaya zarar vermeden yapılan tüm girişimler destekçi kazanıyor.

Artvin, Türkiye’de eğitim oranı en yüksek il ve köylerde konuştuğumuz çoğu kişi üniversite mezunu ve yıllarca İstanbul veya başka büyük şehirlerde yaşadıktan sonra emekli olup köylerine dönmüş kişiler. Serdikleri otları havalandıran Erdoğan abi ve eşi ile derin mevzulara dalıyoruz.

Erdoğan abi ve eşi kuruması için otları havalandırıyor

Erdoğan abi ve eşi kuruması için otları havalandırıyor

Yaylalarda olduğu gibi burada da güne güneşin doğuşu ile başlıyoruz. İlk durağımız Kocabey köyü oluyor. İki gün boyunca Şavşat çevresinde gezdiğimiz köyler içinde beni doğa kadar mimari de çok etkiledi. Ortalama yüz yıllık ahşap iki veya üç katlı evlerin mimarileri çok güzel, cumbalarındaki merdivenlerindeki işlemeler çok zarif. Gün içinde sık mola verince evlere girme veya farklı açılardan fotoğraflama zamanım olmasa da burada bahsetmeden ve bir fotoğraf eklemeden geçmek istemem!

Kocabey ve civar köylerdeki ortalama yüz yıllık ahşap evler

Kocabey ve civar köylerdeki ortalama yüz yıllık ahşap evler

İlk gün için Kocabey’den ayrılıp Meşeli köye doğru yolumuza devam ediyoruz. Durağımız Karagöl-Sahara milli parkı içinde kalan Şavşat Karagöl.

Kırmızı Japon balıklarının, sazan balıklarının ve farklı çiftleşmelerden ortaya çıkmış farklı renklerdeki balıkların yansımalarını izleyerek orman içindeki gölün etrafında tamamen dolaşıyoruz. Göl kenarında Orman işletmelerine ait bir misafirhane mevcut, burada misafirlere konaklama imkânı sunuluyor.

İskelede dinlenirken misafirlerle ilgilenen resmi görevlilerle de sohbet ediyoruz. Ağustos ayında göl suyu sıcak olsa da Eylül ayında serinlemeye başlar ve Aralık-Ocak aylarında buz tutarmış. Şubat ayında göldeki buzun kalınlığı 80 cm’i bulurmuş. Avlanmanın yasak olduğu gölün derinlerde bir metre büyüklüğünde sazanlara rastlanıyormuş. Kıyıya yakın gördüklerimiz ise 2-3 kg büyüklüğünde imiş.

Şavşat Karagöl

Şavşat Karagöl

Karagöl kenarından ayrılıp köy yoluna geri sapıyoruz ve yol üstündeki alabalık tesisinde öğle yemeği için mola veriyoruz. Balıkların avlanması, pişirilmesi ve uğurlu gelen ayağımız ile tesisin kalabalıklaşması ile yaklaşık iki saat sonra Pınarlı köyüne ve Balıkgölü’ne doğru tekrar yollardayız.

Siz de yol çıkın ve Haziran 2015’de Cittaslow ailesine katılmış bu güzel yörede huzur ile kucaklaşın!

Kocabey köyü

Kocabey köyü

23.08.2012