Saray Bosna’dan Mostar’a trenle gittim. Dalmaçya kıyılarında çizdiğim 12 günlük rotamın üç gecesini Bosna Hersek’de geçirmeye karar verdiğimde bir gece Saray Bosna iki gece Mostar mı yoksa tam tersi mi olmalı karar veremedim. Hava durumu, konaklama fiyatları, şehirler arası ulaşım saatleri ve fiyatlarını masaya koyduktan sonra bir gece Saray Bosna’da iki gece de Mostar’da kalarak gün ışığından uzun süre faydalandım.

Başkentten veya Hırvatistan’dan günübirlik turlarla ziyaret edilen Mostar her ne kadar küçücük bir şehir olsa da en azından bir gece konaklamayı hakkediyor kanısındayım.

Hele ki çevre turları da ekleyince bir daha gidersem daha uzun da kalabilirim. Minyatür bir güzelliğin tam da ortasına düşmüşüm neticede!

Çocukluğumdan hafızama yer etmiş katliam ve savaş görüntülerini başkentte olduğu gibi Mostar’da da görmek mümkün. Hele ki Mimar Sinan’ın şaheseri taş köprünün bombalandığı sahne eminim ki hafızalarımızda zamansız bir görüntüdür.

Mostar'da buz gibi kurşun izleri arasından yeşeren, hayata tutunan rengarenk çiçeklerin sıcaklığı karşılar

Mostar’da buz gibi kurşun izleri arasından yeşeren, hayata tutunan rengarenk çiçeklerin sıcaklığı karşılar

Saray Bosna’dan akşam treni ile şehre geliyorum ve kaldığım konukevinin sahibi beni garda karşılıyor. Merkeze bir km kadar mesafeyi araba ile geliyoruz ve asfalt köprüden geçerken bir an duraklayan ev sahibem ışıldayan nehrin üzerinden geçen taş köprüyü gösteriyor. Kötü günlerdi, diyor sadece arabayı sürmeye devam ediyor.

Saray Bosna’da yaşlı bir çiftin evine misafir olduktan sonra Mostar’da ticari bir konukevindeyim ve odaya bir güzel yayılıyorum, öneririm.

Sabah erkenden kalkıp etrafı kolaçan etme niyetindeyim. Cadde boyunca yürüyor ve taş evlerin arasından eski mahalleye iniyorum. Türk turistlerin kahvaltı ettiği bir çardakta ben de börek ısmarlıyor ve bol soğanlı, kıymalı bir porsiyon Boşnak böreği ile yeni güne başlıyorum. Çardağın altındaki meydanda günlük Pazar yeri kurulmuş, buradan da birkaç meyva alıyor ve gün içinde atıştırıyorum. Öğle yemeği menüsü tabi ki köfte ve kahve. Mis!

Mostar’da gezilip görülecek yerler pek çok sayfada anlatılıyor. Dönüşte sona bırakıp da ancak iki mevsim sonrasında kaleme aldığım bu yazıda ise benim içimde kalmışları bulabilirsiniz.

Mostar turistik amaçla gördüğüm en küçük şehir ama nerede ise iki gün geçirip hiç de sıkılmadım diyebilirim, hatta yapılacaklar listesinden eksiklerim bile kaldı; olur da bir akşam da ne yapsak derseniz; hele ki sıcak bir yaz akşamında, taş sokaklarda bir aşağı bir yukarı defalarca turlayabilir, köprüden her geçişte yeni bir detay görebilirsiniz. Misal, tarihi taş köprünün iki ayağında birer taş var. “Don’t forget”; unutmayalım, unutturmayalım; güzellikler kurtarsın Dünya’mızı ve bir insanı, birbirimizi sevmekle başlasın her şey!

do not forget! -unutma!

do not forget! -unutma!

Nehre paralel sokaklardan kıyısına inmek mümkün. Zamanında taş köprüden atlamayana kız verilmezken bugün bu atlayışı meraklı ziyaretçilere sunan sporcular özellikle öğle saatlerinde köprünün korkuluklarında dolaşarak şapkalarını uzatıyor ve bir anda kendini Neretva’nın buz gibi sularına bırakıveriyorlar. Bir iki saniye içinde su ile buluşan çivi gibi atlayışın karşısında insanın dilinin tutulmaması mümkün değil!

Mostar’ın arka sokaklarındaki mimari, iki üç katlı bahçe içinde evler, avluya açılan ahşap kapıların halka şeklinde kapı kolları bize çok aşina; insan bu sokaklarda hiç yabancılık hissetmiyor.

Koska Mehmet Paşa Camii

Koska Mehmet Paşa Camii

Koski Mehmet Paşa Camii müze gibi ziyaret edilebiliyor. Türkler için bilet ücreti 4 KM. Tabelada Türkçe yazınca bilet satan görevliye Türkçe selam veriyor ve anlayıp anlamadığını soruyorum. Bana İngilizce olarak Türkçe bilmediğini, bilmesi gerekmediğini ve Türklere indirimli bilet satılmasının da çifte standart olduğunu düşündüğünü söylüyor. Ben de Türkçe tabela gördüğüm için sorduğumu anlatıyorum. Aldığım bilet ile hem ibadete kapalı camiyi ziyaret etmek hem de minaresine çıkıp klasik Mostar ve taş köprü manzarasını seyretmek mümkün. Güzel bir ışık için öğleden hemen öncesi saatleri öneririm.

Koska Mehmet Paşa Camii'nin minaresinden tarihi Mostar şehri

Koska Mehmet Paşa Camii’nin minaresinden tarihi Mostar şehri

Koski Mehmet Paşa Camii minaresinden Unesco korumasındaki tarihi kenti, Osmanlı dönemi mimarisi, kardeşliğin ve barışın simgesi tarihi taş köprüyü ve savaş sonrası çakılmış tepedeki haçı aynı karede görebilirsiniz.

Nehir kenarından ilerlemeye devam ediyorum. Karagöz Bey Cami, Mimar Sinan’ın eseri (16.yy). 2. Dünya Savaşı ve Bosna Savaşı sırasında yıkılmış ve savaş sonrasında restore edilerek kullanıma açılmış. Cami görevlisi Sinan bey beni çok iyi karşıladı ve biraz Türkçe, biraz İngilizce sohbet ettik. Bu estetik yapı bugün ezan saatlerinde Cami olarak hizmet veriyor mu, minaresinde ezan okunuyor mu dikkat etmedim ama gün içinde turistler bilet alarak gezebiliyor (4 KM). Sinan bey, Türk olduğumu anlayınca benden bilet de almadı ve minareye çıkmama da izin verdi (cami nehre daha uzak ve binaların arkasında kalınca cadde manzarası var). Camideki üç detay orijinal olarak korunuyor. İlki sol duvardaki kalem işi meyve ağacı (koyu renk kısım), ikincisi mihrabın külahı ve etrafındaki çerçeve süsleme içinde sol tarafta kalan küçük bölge (koyu renkli) ve minber (külahı ve yanlardaki kalem işleri). Cami içinde camekan bölmede sergilenen bir de orijinal el yazması Kuran var. Bir ara, ben bir şey soruyorum ve Sinan amca, “savaştan, o günlerden konuşmaya gerek var mı, pencereden dışarı, sokağın karşısına bak, o mezar taşları sokakta top oynadığım arkadaşlarıma ait, şimdi her gün onlara bakıyorum” diyor; susuyorum!

Karagöz Bey Camii

Karagöz Bey Camii

Bugün müze olarak gezilebilen Muslibegoviç ailesinin yaşadığı evin tarihi 18. yüzyılın ikinci yarısına dayanıyor. İki katı evin ilaveten bir bodrum bir de çatı katı var. İki avlunun birisinde müştemilat yapılarına diğeri ise eve ve mutfağa çıkıyor. Evde, ailenin kullandığı günlük eşyaların yanı sıra Osmanlı dönemine ait çeşitli parçalar, antika değerinde kaligrafik tablolar, aile yadigarı bir kılıç ve el yazması Kur’an sergilenmekte.

Tarihi Saat Kulesi, 1636 yılında Fatma Kadın tarafından şehre hediye edilmiş ve 1926’ya kadar orijinal hali ile kullanılmış. 1945’de kulenin etrafı duvarla çevrilerek kapatılmış. 1981’de tamamen restore edilen kuleye yeni bir saat monte edilmiş. Kulenin batı cephesindeki saate zemin kattan ahşap bir merdivenle üç kat çıkılarak ulaşılıyor.

Mostar’dan hareket eden çevre gezilerine de katılmak mümkün. Bunun için konuk evine veya çarşıdaki turizm ofisine danışabilirsiniz. Dört kişi ile hareket eden turlar sabah saat 9’da Mostar’dan ayrılıyor ve hem yalnız olduğum hem de saati kaçırdığım için bir sonraki sefere erteliyorum. Gezmenin sonunu bulamayan arkadaşımın da önerilerini dinleyin ve bence Mostar’a bir gün daha ayırın, Kraviçe şelaleri gibi bir doğa harikasını görmeden bu güzel diyarlardan ayrılmayın!

Şehir merkezinden otogara ve hemen yanındaki gara cadde boyunca yürüyerek 15-20 dakikada ulaşmak mümkün. Öğlen olmadan Mostar’dan ayrılıyor ve yeni bir ülkeye, şehre Dubrovnik‘e doğru yola çıkıyorum.

daha fazla fotoğraf >>> Facebook 

yoldan canlı yayın >>> Instagram

25-26.08.2014