Bu hafta sonu şehrin hem içinden hem de bir o kadar dışından geçen farklı bir rota izledik. Pazar sabahı henüz evlerin panjurları yeni yeni açılıyorken yaş ortalaması kırklara dayanmış iki araba dolusu arkadaş önce bir hayvanat bahçesine oradan da sahilde çimlere uzanmaya gittik.

Seksenlerde Ankaralı çocuklar için ilk sırada Atatürk Orman Çiftliği, ikinci sırada lunapark gelirdi. Yaz gelince, babamdan her Çarşamba akşamı için Lunaparka götürme sözü alırdık da en az ayda bir giderdik. Hayvanat Bahçesi ziyaretlerimizi pek hatırlamasam da annem televizyon izlerken bir habere veya belgesele denk geldiğinde “çiftlikte bir fil vardı, yaşar mı hala acaba?” diye düşünür. O zamanların Ankara’sında yaz ayları hava kuru sıcak olurdu ve küçücük boyumuzla bize kocaman gelen bir dairenin içinde tek ayağında kelepçeli bir fil hortumu ile sırtına su püskürtürdü. Çocukken hayat daha eğlenceli oluyor herhalde…Ki bugün Darıca Hayvanat Bahçesi’nde kafeslerde mahkum maymunlar, sürüngenler veya büyük kediler bana hiç de mutlu görünmediler.

Kahverengi Kapucin Orta ve Güney Amerika yerlisi bu tür karşısındaki aynada kendi yansımasının başka biri olmadığını, kendisinin olduğunu anlayacak kadar zeki imiş. Hem etçil hem de otçul beslenir, kabuklu deniz hayvanlarının kabuklarını taşla kırar öyle tüketirlermiş. Günün büyük kısmını yemek arayarak geçirdikten sonra en kuytu ağacı seçer ve muntazaman öğle uykusu uyurlarmış.

Kahverengi Kapucin: Orta ve Güney Amerika yerlisi bu tür karşısındaki aynada kendi yansımasının başka biri olmadığını, kendisinin olduğunu anlayacak kadar zeki imiş. Hem etçil hem de otçul beslenir, kabuklu deniz hayvanlarının kabuklarını taşla kırar öyle tüketirlermiş. Günün büyük kısmını yemek arayarak geçirdikten sonra en kuytu ağacı seçer ve muntazaman öğle uykusu uyurlarmış.

O zaman bu parklar neden var diye Google’a sordum; Atatürk Orman Çiftliği başlığında anlattığına göre “Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi1933 yılında tarıma ve halka zarar veren hayvanları teşhir amacıyla Atatürk Orman Çiftliği içinde kurulmuştur. Daha sonra halkın aşırı dikkatini çekmesi üzerine Mustafa Kemal Atatürk tarafından zamanın tarım bakanı Muhsin Erkmen’e modern ve düzenli bir hayvanat bahçesi kurma direktifi verilmiştir.”. Yani bu tesisin başlangıcında, tarım ve üretim toplumu olan genç bir Cumhuriyet devleti vatandaşlarının, milletin efendisi olan köylünün eğitimi varmış. Mantıklı!

Dünyaya baktığımızda ise bugün nesli tükenme riski altında olan canlıların korunduğu, üremeleri için gerekli şartların sağlandığı, tedavilerinin yapıldığı ve doğal denge dinamiklerinin garanti altına alındığı araştırma merkezileri diye düşünmekteyim. Doksanlı yıllarda okuldan eve geldiğimizde, ikindi kahvaltısı yaparken izlediğim bir belgesel programda San Diego Hayvanat Bahçesi’nden seslenen veterinerler böyle anlatıyordu en azından!

Avrupa Hayvanat Bahçeleri Birliği üyesi Darıca Hayvanat Bahçesi ev sahipliği yaptığı 275 farklı türden 3.600 hayvan nüfusu ve 600 farklı türden 8000 bitki nüfusu ile özellikle çocuklara yönelik çeşitli eğitici öğretici faaliyetlere imza atmakta. Girişte aldığımız haritalı broşürde anlatıldığına göre İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Düzce il Milli Eğitim Müdürlükleri ile her eğitim öğretim yılının başında işbirliği protokolü imzalanarak tüm öğrencilere hem eğlendirici hem de bilgilendirici faaliyetler sunuluyor. Pazar günü curcunasında ben farketmedim ama haritada çocuk oyun parkı olarak gösterilen bölgede çarpışan otodan tramboline ve 7D sinemaya kadar pek çok eğlenceli aktivite varmış.

Park yönetimi büyükleri de unutmamışlar ve yetişkin ziyaretçilerine nesli tükenmekte olan bir hayvanı sahiplenmeyi teklif ediyor. Bu ağır sorumluluğun altına girmeden gene de türlü türlü hayvanla zaman geçirmek isterseniz en azından bir gün gidip kocaman bir timsahı eliniz ile besleyebilir veya ormanlar kralı aslan ile kol kola bir fotoğraf çekilebilirsiniz.

cennet papağanları

cennet papağanları

Biz Darıca’ya kendi aracımız ile gittik ama İstanbul Taksim’den ve Kadıköy’den toplu taşıma ile de ulaşım mümkün. Güncel sefer saatleri için araştırmanızı öneririm. 0-4 yaş arası çocukların parka girişi ücretsiz iken 17 yaşa kadar 15 TL ve 18 yaş üstü ziyaretçiler için 20 TL olarak belirlenmiş. Yılın her günü açık olan parkta bireysel, aile üyelikleri ile tüm yıl geçerli imkanlardan yararlanabilirsiniz.

Küçük bir çocuk için oldukça enteresan olabilecek bu parka giderken hava durumuna dikkat etmekte, hayvanların erkenden öğle uykusuna veya gölgeye kaçmayacağı kadar serin ama kulübelerinden dışarı çıkacakları kadar da ılık olduğu saatleri seçmekte fayda var. Gel gör ki ormanlar kralı, erkek aslanlar günün 22 saatini uyuyarak geçirirmiş, yapacak bir şey yok!

Park çıkışındaki kafeteryada biraz soluklandıktan sonra yolumuza devam ediyor ve öğle yemeği için körfez sahiline, Sekapark’da bir restorana gidiyoruz.

Burası birkaç km uzanan çimlendirilmiş sahil şeriti boyunca yürüyüş ve bisiklet parkurları ile hafta sonu keyfi için uygun bir seçim.

Yemekten sonra tren yolunun diğer tarafında kalan eski kağıt fabrikasına gidiyoruz. Buraya daha önce çekim yapmak için gelen arkadaşlar virane bir fabrika binasından Belediyenin üstlendiği restorasyon sonrası Bilim Merkezi olarak işlev kazandırılmış olması bizi mutlu ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Tübitak ortaklığı ile hayata geçirilmiş bir proje ile, 1934 yılında temeli atılan Seka Kağıt Fabrikası içindeki 8500 metrekarelik alanda kurulmuş Bilim Merkezi, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük endüstriyel dönüşüm projesi olarak da tanımlanıyor.

kum havuzunu izohips renkleri ile tanımlayan eş zamanlı projeksiyon masasında geçireceğiniz zaman sonrasında coğrafya sınavlarından en yüksek notu almamanız imkansız!

kum havuzunu izohips renkleri ile tanımlayan eş zamanlı projeksiyon masasında geçireceğiniz zaman sonrasında coğrafya sınavlarından en yüksek notu almamanız imkansız!

Dört farklı galeri ile bilinmezlikleri gözler önüne seren, dokunarak, deneyerek ve farklı duyularımıza hitap ederek teorileri pratiğe dönüştüren düzenekler başında saatler geçirdiğimiz doğrudur. Örneğin daha önce sosyal medyada gördüğüm ve elimi daldırmak için heves ettiğim kum havuzu da dal kımıldasa duyanlar için test kulaklığı da burada!

Galerilerden sonraki binada yer alan Bilimin Sultanları Sergisi’nde ise dünya bilim literatürüne geçmiş Müslüman bilim adamlarının icat  ve keşiflerine yer verilmiş. Bir yıl boyunca ziyaret edilebilir sergide coğrafi keşifler, icatlar, kimyasal ve fiziksel teoriler, matematik ve mimari, sanat, tıp gibi dokuz bölüm yer alıyor. Hazerfen Çelebi misali Galata Kulesi’nden Üsküdar Doğancılar’a uçmak istemez misiniz mesela; sergideki interaktif uygulama bantında Kule’den Üsküdar’a kadar kollarınızı kanatlandırmayı deneyebilirsiniz!

Fars asıllı bilim adamı Biruni 11. yüzyılda yaptığı astronomik çalışmaları ile bilim tarihine yön vermiştir

Fars asıllı bilim adamı Biruni 11. yüzyılda yaptığı astronomik çalışmaları ile bilim tarihine yön vermiştir

Henüz bir ay önce açılmış Kocaeli Bilim Merkezi Pazartesi hariç tüm günlerde hizmet vermekte ve saat 10:00-19:00 arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir (öğle tatili 12:30-13:30).

İnternaktif olarak pek çok deney yapmaya fırsat tanıyan merkezde zaman su gibi akıyor ve tüm uygulamaları bitirememiş olsak da yorulduğumuz için dışarı çıkıyoruz. Çocuklar için de oldukça keyifli olacak bu merkezdeki etkinlik takvimine göz atmanızı ve ilk fırsatta keşfetmenizi öneririm.

Park noktalarından kiralayacağınız bisiklet ile sahil boyunca gezebilir, paten kayabilir, iskelede balık tutabilir veya geniş çimenlik tepelerde uçurtma uçurabilir, piknik yapabilirsiniz. Akşam saatlerinde İzmit Belediyesi tarafından organize edilen Deniz Festivali’nin de kapanış konserine denk gelince uçurtma tepesindeki çimlerde yayılma keyfimize sahneden yankılanan canlı müzik de eşlik ediyor ki değmeyin keyfimize!

Sekapark iskelesi

Sekapark iskeles’nde puslu bir akşam üstü

24.05.2015