Kaşan’da güzel bir akşam yemeğinin ardından tekrar yola düşüyor ve konaklamak için, şehre yaklaşık 80 km mesafedeki Abyaneh Köyü’ne gidiyoruz. Yolun büyük bölümü toprak. Şehirler arası yaptığımız 2000 km’de, tüm kontrol noktalarında olduğu gibi bu köyün girişinde de şoförümüz araçtan inerek tur evraklarını memurlara onaylatıyor ve ayrıca turistik bölgeye giriş için belediye tarafından kesilen biletlerimizi alıyor. Rehberimizin dağıttığı biletlerin üzerinde 50 bin Riyal yazıyor ama güncel olmayabilir.

Unesco Kültür Mirası listesinde yer alan köyün tek oteli,  köyü tepeden seyrediyor. Ertesi sabah, güneşin yükselmesi ile köy kızıl rengine bürünecek ve geleneksel mimari ile inşa edilmiş kilden evlerin önünde, dar sokaklarda, rengarenk kıyafetli köy ahalisinin arasına karışacağız.

Sasanilerin Arap akınları sonrası zayıflaması ile artan islam baskısından kaçmış, zerdüşt Perslerin kurduğu, sırtını Karkas Dağları’na dayamış köyde yaşayan ve geleneklerine oldukça bağlı olan bu insanlar, günümüzde de zaman zamana artan siyah kıyafet baskısına direnerek çiçekli kıyafetlerini ve geleneksel Pers aksanlarını nesilden nesile aktarmaya çalışıyorlar.

Kahvaltının ardından çınar ağaçları ile çevrelenmiş yoldan köy meydanına doğru iniyoruz. Çalışmak için şehirlere göçen genç nüfusun ardından, ancak birkaç yüz kişinin yaşamaya devam ettiği köy sessiz ve sakin.

Güneş henüz tepeye ulaşmamışken kızıl renkli dar sokaklarda dolaşıyor ve toprak (kil) evlerinin önünde tezgah açan veya komşuları ile sabah sohbetine çıkan teyzeleri fotoğraflıyoruz.

Geleneksel çiçekli baş örtüleri ve elbiseleri ile yaşlı teyzeler ve birkaç yaşlı amca dışında hiç çocuk görmedim. Yaşlıların kimisi fotoğraf makinamızı görünce bizi bastonla kovalarken kimisi de kocaman gülümsememize karşılık verip bize poz vermeyi kabul ediyor.

Abyaneh sokaklarında

Abyaneh sokaklarında

Nerede ise her evin kapısında, her sokakta çerçevelenmiş bir genç erkek fotoğrafı asılmış. Bu fotoğraflar İran-Irak savaşı sırasında şehit düşen evlatlarına aitmiş. Sekiz yıl boyunca, yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne ve her iki ülkenin de hem maddi hem de manevi yıkımına yol açmış olan savaş, sanki bu dar sokaklarda hala devam ediyor.

Abyaneh sokaklarında

Abyaneh sokaklarında

Bin yılı aşkın bir mazisi olan köy 1975 yılından bu yana İran Kültür Mirası listesinde yer almakta. Verimli topraklara ve dağlar arasında sıkışmış ılıman bir iklime sahip köyün çevresinde, arkeolojik çalışmalar devam etmek ile birlikte, geçmişi Sasaniler dönemine dayanan bir Zerdüşt ateş tapınağı ve kale harabeleri bulunuyor. Köy içinde gezerken fotoğrafladığımız, çevresi korumaya alınmış Şelçuklu dönemi cami kapısı ve ahşap ev kapıları, kadın ve erkek misafirler için farklılaşan kapı kolları da görülmeye değer.

Meydana yakın bir çayhanede verdiğimiz molanın ardından köyden ayrılıyoruz. İstikamet turkuaz renkli İsfahan!

16.05.2016

Abyaneh'in geleneksel mimarisi ve ahşap kapıları görülmeye değer

Abyaneh’in geleneksel mimarisi ve ahşap kapıları görülmeye değer