Ağustos’un ilk haftasında Sarp Sınır Kapısı’ndan yaya olarak Gürcistan’a geçiyoruz. Gümrük çıkışında buluştuğumuz Gürcü şoförümüz ile bir hafta boyunca yaklaşık 1500 km yol yapıyoruz.

Türkiye – Gürcistan sınır kapıları

Türkiye ve Gürcistan arasında üç tane sınır kapısı var. Bizim de giriş yaptığımız, Artvin ile Batum arasında kalan Sarp Sınır Kapısı genellikle turistik olarak tercih ediliyor. Ardahan Posof’dan Gürcistan’a geçen Türkgözü (Gürcüce Vali) Sınır Kapısı ise 1995’de açılmış.

Güncelleme: Türkiye – Gürcistan arasında üçüncü kapı, 2015 Ekim ayında Ardahan Çıldır’da Aktaş Sınır Kapısı açılmıştır.

Coğrafya

Yolculuğumuzun son iki şehrinde bize Tiflisli Gürcü bir rehber eşlik ediyor. İki gün boyunca Misha ile Gürcistan tarihi, kültürü ve gelenekler üzerine sohbet ediyoruz.

1991’de SSCB’nden ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiş bu küçük ülkenin bugün 4,5 milyon nüfusu var (2015). Ülke dokuz coğrafi bölgeye ve üç özerk bölgeye ayrılıyor. Cumhuriyetin ilanı ardından eski hükümdar ve sonrası sınır komşusu Rusya ile üç savaş daha yaşanıyor. Savaşların ardından, Gürcü iradesi ilk günkü topraklarının %25’ini (Acara, Abhazka ve Skinkal-Güney Osetya bölgeleri) terk etmek durumunda kalıyor. Özerk (otonom) bölge olarak ilan edilmiş toprakların idaresi barış gücü sıfatı taşıyan Rus askerler tarafından sağlanıyor.

Nüfus dağılımı

Kafkasların verimli toprakları 53 farklı millete ev sahipliği yapmakta. 4,5 milyonluk ülke nufüsu için Gürcü nüfus %84 pay alıyor. Geriye kalan nüfusu ise Azeriler (%6,5), Ermeniler (%5,5), Ruslar (%1,5 Rus), SSCB döneminde göçmüş Litvanyalılar ve 2. Dünya Savaşı sonrası ülkenin güneydoğu bölgelerine yerleşmiş Almanlar oluşturmakta.

Ülkenin iki büyük şehrinde (Batum ve Tiflis) yoğun bir kentleşme gözlemliyoruz. Ülkede şehirli nüfus toplam 9 şehir ve 18 ilçe merkezinde toplanmış ilen kırsal yerleşim oldukça dağınık. Ülke genelinde 4900 köy olması, bize Gürcü ekonomisinin esasen kırsal hayata, tarıma ve hayvancılığa bağlılığını gösteriyor.

Gürcü alfabesi ve eğitim

Dünyada bugün 16 tane yazılı alfabe var ve Gürcüce de bu farklı alfabe türlerinden birisine sahip. Yani Latin, Kiril, Ermeni, Fars ve Arap alfabeleri gibi farklı bir alfabe ve farklı bir yazılışı var. Gürcü alfabesinden toplam 28 tane sessiz, 5 tane sesli harf var. Arada bu kadar fark olunca, dilde de sessiz harflerin peş peşe sıralandığı kelimeler oluyor. Bu da dilin telaffuzunu zorlaştırıyor ve kabalaştırıyor. Gürcüce konuşan insanları izlerken beden dilleri gayet sakin görünüyor olsa da işittiğimiz kelimeler ile sanki kavga ediyorlarmış gibi bir izlenime kapılıyoruz.

Ülkede Gürcüce dışında yerel diller de yaygın olarak kullanılıyor.

9 ayrı Gürcü boyu var ve Acarlar, Svanetiler, Tiuliler, Kakutiler ülke coğrafyasında bölge bölge ayrılmışlar. Hristiyan Lazlar Megrelliler (kelime anlamı “ben İsa’nın yasındayım”) olarak ifade ediliyor.

En yaygın olarak konuşulan Lazca, Megrelce ve Gürcüce birbirine oldukça yakın diller. Gürcistan’da yeni doğan çocuklara Gürcüce’den önce kendi boylarının dilini öğretilmesi teşvik ediliyor. Bu geleneksel politikadan Mestia’daki rehberimiz de  bahsetmişti.

Okul çağına gelmiş çocuklara ise okulda Latin alfabesi okutuluyor. 1991 öncesi ülkede Kiril alfabesi kullanılageldiği ve yaşlılar Rusça eğitim almış olduğu için kuşaklar arası pek çok farklılık ile birlikte uyum da sağlanabilmiş.

Rehberimiz, oldukça milliyetçi bir ulus olduklarından bahsediyor. Gürcü diline yabancı sözcük karışmamış olması, günlük hayatta da geleneksel şekilde konuşuyor olmaları ile övünüyor. Diğer yandan, günümüz eğitim sistemi ve dışa açılım ile futbol gibi uluslarası sözcüklerin gün içinde kullanımı hızla yaygınlaşmakta.

Gürcistan’da zorunlu eğitim 12 sene.

Ülkede 25 tane üniversite var ve bunların 13 tanesi başkent Tiflis’de eğitim veriyor. Üç tane de devlet üniversitesi var (2015).

Ekonomi

Modern Gürcistan’da en büyük sorun işsizlik olarak görünüyor. 80 bin emekli var ve büyük çoğunluğu 150 Lari sabit maaş alıyor. Ay başı geldiğinde, bankacılar köy köy dolaşıp emekli maaşlarını dağıtırmış. Bu maaş ile nasıl geçiniyorlar derseniz emekliler için en önemli geçim kaynağı ise toprak imiş. Herkesin 3-4 tane köyü vardır ve oralardan da ek geliri olur diyor.

Gürcü halkın girişimci olması için Tarım Bakanlığı’da pek çok teşvik açıklamış. Buna karşın verimli toprakların çoğu ekilmiyormuş. Misha Gürcü halkın Türkiye’ye işçi olarak fındık toplamaya gittiğini ama kendi tarlasını ekip biçmediğini anlatıyor. Ülkede kominist rejim sonra ermiş olsa da girişimcilik zihniyeti henüz gelişmemiş. Bu kadar köklü bir algı değişikliği için kuşak geçmesinin gerekliliği üzerine konuşuyoruz.

Yine, Sovyet döneminin komünist kültürünün bir devamı olarak insanlar genellikle kendi evlerinde oturuyor. Ancak, ev sahibi devlet memurudur ve başka bir şehre tayini çıkar ise taşınıyor ve evini kiraya veriyor.

Ağustos 2015 itibari ile Gürcü para birimi olan Lari (GEL), TL’den daha değerli ve 1 GEL = 1,20 TL olarak hesaplıyoruz. Aynı dönemde 1 USD =  2,80 TL ediyor.

Gürcistan’da 97 oktan benzinin litre fiyatı 2,13 Lari (yani 1,56 TL) iken aynı dönemde İstanbul’daki bir litre benzin için 4,55 TL ödüyoruz.

Ülkede Merkez Bankası (Kamu) haricinde 7 tane özel ve bir tane de özel-kamu ortaklı banka var.

Rehberimiz Misha Gürcü halkının yaşadığı ekonomik zorlukları açıklayabilmek için çeşitli kıstaslar veriyor. Kendisi de geçimini sağlamak için rehberliğin yanı sıra kamu dairesinde tercümanlık ve akşamları taksicilik yapmakta imiş. Akşam taksiye binerseniz, şoförün bir öğretmen veya savcı olduğunu da görebilirsiniz diyor.

Büyük şehirlerde kira bedelleri 700-800 Lari ve aylık harcama 1000 Lari’yi buluyor diye anlatıyor. Ki ayda 1000 Lari maaş alabilmek için gayet iyi bir işin olmalı diye de ekliyor.

Misha, evde kullandığı 1 GB sabit internet erişimi için ayda 30 Lari ödüyor.

İhracat ve uluslararası ilişkiler

Petrol ve su gibi iki önemli doğal kaynak, turizm ve uluslarası nakliyat ülkeye büyük miktarda döviz getiren temel iş kolları arasında sayılıyor. Gürcistan’da 6-7 noktadan petrol ve Bonjovi şehrinde 102 noktadan doğal maden suyu çıkıyor. Batum’da ve Tiflis’de gittiğimiz restoranlarda pek çok çeşitini tattığıız doğal maden suyu yer altından çıkar çıkmaz arıtılarak şişeleniyor.

Misha bize ekonomi yatırımlarından bahsederken, Batum Limanı’nın dünyanın en büyük ticaret gemisinin yanaşabileceği açıklıkta olması ile övünüyor. Azerbeyan ve Ermenistan’ın Uzak Doğu ülkelerinden ve Dubai’den aldığı inşaat malzemesi gibi ihraç ürünler Batum Limanı üzerinden taşınıyor. Bu noktada, Türkiye-Ermenistan ve Ermenistan-Azerbaycan arasındaki sınır kapılarının kapalı olduğunu hatırlamak gerekir (2015).

Gürcistan ise hızlı gümrük süreçleri ve düşük vergi oranı ile komşular arası ticaret için önemli bir avantaj sağlıyor. Özellikle Azerbaycan’a giden tüm ticaret yolları Gürcistan üzerinden geçiyor. Tarihte İpek Yolu üzerinde yer almış olan Gürcistan, bugün de uluslarası nakliyat pastasından büyük bir dilim alıyor.

Batum’da ticaret limanının yanısıra turistik bir plaj da bulunmakta. Bir sonraki Karadeniz sahili olan Poti Limanı’nda ise sadece petrol gemileri barınıyor. Poti sahilinde turizm yapılmıyor.

Deniz ve karayolu taşımacılığının yanı sıra, Gürcistan Sovyet rejimi döneminde önemli bir sanayi merkezi imiş ve hali ile dört çevresi demiryolları ile sarılmış. Gel gör ki, günümüzde tüm bu sanayi yapılarının, fabrikaların terkedilmiş olduğunu ve raylardan nadiren tren geçtiğini görüyoruz.

Gürcistan ve Avrupa Birliği ilişkileri 2003’den bu yana devam etmekte ve oldukça yol alınmış. Bir hafta boyunca gördüğümüz tüm kamu binalarında aynı zamanda AB bayrağı da dalgalanmakta. Nato Birliği’ne katılım süreci de hali hazırda devam etmekte (2015).

Devletin yabancı ve büyük yatırımcıları çekmek için uyguladığı tüm teşvik politikaları ve vergi avantajlarına karşın ülkede sıkı bir mali disiplin var. Misha bu yönde bir suistimal yaşanmadığını anlatıyor.

Trafik ve taksicilik

Ülkede trafik sağdan akıyor ancak gördüğümüz kimi aracın direksiyonu solda iken kiminin ki sağda yer almakta. Sağ direksiyonlu araçlar genelde 6-7 kişilik ve lüks araçlar imiş. Rehberimiz, sağ direksiyonlu araçların daha ucuz olduğunu, bu şekilde ithal edilen en pahalı aracın bile 2000 dolara mal olduğunu ve bu nedenle tercih edildiğini anlatıyor. Aynı trafikte farklı araç modellerinin olması trafikte bir sorun yaratmıyormuş.

Caddede gezerken çok lüks arabalar görüyoruz. 12-15 yaşında Alman arabaların çıkışı 50-300 euro arasında değişiyormuş.  1998 model bir Opet aracın 50 euro olduğunu örnek veriyor. Araç plakası için ise para ödenmiyormuş. Devlet araç plakasını bedava veriyormuş. Kasko, zorunlu sigorta vergisi veya trafik sigortası da yokmuş.

Ermenistan ve Azerbaycan’ın otomobil için ithalat vergileri çok yüksek iken Gürcistan’a uyguladıkları vergi oranları değişiyor. Bu nedenle Gürcü halkı da Almanya’dan ucuza mal ettiği aracın sadece ithalat vergisin ödeyerek komşularına satabiliyor. Gürcü nüfusunun yaklaşık %30’u bu gümrük anlaşması sayesinde ikinci el araç ticareti ile geçiniyormuş.

Gürcistan’da taksi plakası uygulaması bulunmuyor. Taksici olmak isteyen herkes devlete başvurarak işlemler sonrasında araç üzerine takılacak “taksi ışığı” alabiliyor ve istediği zaman taksicilik yapabiliyor. Taksilerde taksimetre bulunmuyor ancak her mesafenin aşağı yukarı belirli bir ücreti var. Taksiye binmeden önce bu baz hakkında fikir alabilir ve yoldan bir taksi durdurup pazarlık ederek uygun fiyata seyahat edebilirsiniz.

Kaza olduğu takdirde polis olay yerine gelir ve haklı ile haksızı ayırt edermiş. Suçlu olan mağdur olan tarafın zararını karşılar ve konu kapanırmış. 

Tarım

Gürcistan’ın Karadeniz sahilinde fındık ve turunçgiller yaygın olarak yetişiyor. Gürcistan fındık tarımı, donya fındık üretiminden %17 oranında pay alarak, Türkiye’den sonra listenin ikinci sırasında yer alamakta. Rehberimiz, verimli fındık bahçelerinin 49 yıllığına İtalyanlara kiralanmış olduğundan bahsediyor!

Şarapları ile ünlü olan Gürcistan’da üzüm çeşitlliliği de oldukça fazla. Özellikle güney bölgede beş yüzden fazla çeşit üzüm yetiştiriliyor.

Misha, geniş çaplı teşvik politikalarından ve ülkeye gelen girişimcilerin devlet tarafından desteklendiğine değiniyor. Bizi de Gürcistan’da iş kurmaya davet ediyor.

Gürcü yemekleri

Gürcü yemekleri oldukça lezzetli. Özellikle köylerde yediğimiz haşlanmış mısıra ve patates yemeklerine doyamadık. Yemeklere bolca kullanılan baharatı kişnişe benzetmiştik ama aslında Gürcistan’a özgü bir baharatmış. 

Şerbetli veya sütlü tatlı tarifleri yok. Tatlı yemek isterseniz dondurma veya özellikle Tiflis sokaklarında her köşe başında satılan cevizli sucuk (üzüm pekmezi gibi) yiyebilirsiniz. 

Üzüm tarımına bağlı olarak şarap kültürü hayli gelişmiş. Ufacık bir köyde, misafir olduğunu ev sahibi yemekten sonra tatlı değil ama kendi yaptığı şarabı ikram edebilir.

Din

Dini büyün bir toplum ve Hristiyanlığı kabul eden ilk milletlerden bir olan Gürcüler bugün de dindar bir toplum olma genellemesini koruyor. Rehberimiz Misha’nın anlattığına göre 301 yılında Ermeniler, 307’de Romalılar ve 333’de de Gürcüler Hristiyanlığı resmi din olarak kabul etmiş.

Gezdiğimiz şehirlerde siyahlara bürünmüş pek çok kadın görüyoruz. Ortodoks Kilisesi, bir yakınları öldüğü zaman kadınlara kırk gün yas tutmasını ve siyah giymesini söylermiş. Erkeklerde ise kırk gün boyunca sakal bırakırmış. Diğer yandan, kırk gün süren yas geleneğinin, özellikle kırsal kesimde yaşayan halk arasında bir ömür boyu sürdürüldüğü de olurmuş.

Gürcü tarihi

Coğrafi olarak bugünkü ülke haritasının ortasında yer alan Khashuri (Haşuri) şehri tarihte de toprakların doğu ve batı olarak ikiye ayrıldığı sınır olmuş. Yüzyıllar boyunca doğuda İberya Krallığı ile batıda Kolheti Krallığı birbiri ile çekişmiş. Mücadeleden güçlü çıkan İberya Kralı Vahtang Gorgaslani, 5. yüzyılda ülkenin iki yakasını bir araya getirmiş ve başkent olarak Tiflis şehrini kurmuş.

1801’de Rusya’nın işgal ettiği topraklar Rusya’nın bir eyaleti olmuş. Gürcistan toprakları tarihte ilk kez 1918’de Cumhuriyet idaresi ile anılmış. 1921’de Kızıl Ordu’nun işgali ettiği komşuları ile birlikte SSCB’ye dahil olmuş.

1922-36 yılları arasında Gürcistan, komşu ülkeleri Azerbaycan ve Ermenistan ile birleşir ve TransKafkasya Cumhuriyeti kurulur. Birliğin başkenti Tiflis olarak belirlenir. Kısa süre sonra, 1980-91 döneminde SSCB kominist rejimi altındaki 16 ülkede ulusal hareketler ve isyanlar başlar. Her ülkede mitingler düzenlenir.

1989’da Tiflis’de Özgürlük Meydanı’nda düzenlenen bir mitingde 21 üniversite öğrencisinin Sovyet askerler tarafından öldürülmesi neticesinde ipin ucu kopar. 1991 baharında Sovyetler Birliği’nden ayrılmak üzere bir oylama yapılır ve Gürcü halk bu oylamaya %90 oranında katılır. Sandıktan çıkan oyların %99’ı bağımsızlık istemektedir.

Özgürlük Meydanı’nda yaşanmış trajik olaydan iki sene sonra, 9 Nisan 1991’de Gürcistan Yüksek Konseyi Gürcistan topraklarının bağımsızlığını ve egemenliğini ilan eder.

Tiflis Özgürlük Meydanı'nd ikinci el kitap tezgahı

Tiflis Özgürlük Meydanı’nd ikinci el kitap tezgahı

Cumhuriyet sonrası yeniden yapılanma

Genç Cumhuriyetin ilk yılları oldukça zorlu geçer. Misha’nın anlattığına göre 2003 öncesinde ülkede güvensizlik ve adaletsizlik hakim olur.

2003’de Adalet Bakanı olan Mihail Saakaşvili seçimlere hile karıştığını ve yolsuzluğu öne sürerek muhalefete başlar ve Gürcistan’a yeni bir yön verecek olan Gül Devrimi’ne öncülük eder. Gelecek sekiz sene boyunca sürecek yeniden yapılanma döneminde özellikle adalet ve polisiye alanında önemli adımlar atılır. Günümüzde rüşvet ve hırsızlık yok denecek kadar azalmış.

Yeni yönetim ile birlikte devreye alınan şeffaflık politikası gereği, ilk iş rüşvet alan devlet görevlileri televizyonda rezil edilmiş örneğin. 

Gürcistan, 2009-10-11 yıllarında peş peşe en güvenilir üç ülke arasına girer.

Gerek şehirlerde gerek ise kırsalda gözlemlediğimiz kadarı ile tüm polis karakolları ve kamu binalarının standart bir mimarisi var. Binaların cephesi nerede ise tamamen cam ile kaplı ve şeffaf şekilde tasarlanmış. Her şehirde Adalet Sarayı (Hükümet Konağı) var. Misha’nın anlattığına göre, binaya girince sadece sıra numarası alarak tüm işlemlerinizi yürütebiliyorsunuz. Sizden fotoğraf, kimlik veya tapu belgesi istenmiyor ve tüm işlemleri tek bir masadan yapabiliyorsunuz.

Ülkede çok sayıda polis var (4,5 milyon nüfus içinde 16 bin polis var). Polis arabalarında direksiyonun sağ tarafında, torpidosunda bir kamera var. Örneğin, araç hareket halinde iken emniyet kemeri takmamış iseniz polis sizi kayda alıyor, durduruyor ve ceza kesiyor. Polisin siz ile konuşurken veya size ceza keserken belinde açık bir dinleme cihazı, omzunda da kayıt alan bir kamera oluyor. Şikayet ederseniz mahkeme bu polis kayıtlarını delil olarak kabul ediyor.

2011 seçiminde,  ülkede büyük değişimlere ön ayak olmuş parti seçimi kaybeder. Büyük Rus petrol şirketinin Gürcü ortağı ve Gürcistan’ın en zengin kişisi Bidzina İvanişvili seçim öncesi Gürcistan’a yerleşip bir parti kurmuş ve iki sene süren muhalefetin ardından sürpriz olmaksızın seçimi kazanmış. Rehberimiz, bu seçimlerde dış güçlerin ve farklı lobilerin etkili olduğunu düşünüyor. 

01-07.08.2015