Cuma akşamı mesai çıkışında 15 kişi toplanıyor ve İstanbul’dan firar ediyoruz. Yarın sabah gün ışırken Kapadokya vadilerini göreceğimiz bir peri masalına uyanacağız!

İstanbul’a 750 km mesafedeki nam-ı değer “güzel atlar ülkesi” 1985 yılında Unesco Dünya Mirasları listesine alınmış. de yer alıyor. Ekipteki rehber arkadaşımızın liderliğinde oldukça dolu dolu bir hafta sonu geçiriyoruz.

Kapadokya bölgesindeki ilk olarak Güvercinlik Vadisi’ni seyrediyoruz. Yaklaşık 4 km uzunluğundaki vadiyi tepeden seyrediyor ve fotoğraflıyoruz. Kesek Meydanı’nda sabah kahvesi molası verdikten sonra Uçhisar Kalesi’ne çıkıyoruz. Tepe eteklerindeki sokaklarda dolaşıyor, evlerinin önüne serdikleri gazete sayfaları üzerinde alçıdan yaptıkları peri bacası biblolarını satan çocuklarla sohbet ediyoruz.

Kapadokya Güvercinlik Vadisi ve Uçhisar Kalesi

Kapadokya Güvercinlik Vadisi ve Uçhisar Kalesi

Zelve Açık Hava Müzesi:

Zelve peri bacaları üç vadiye yayılıyor ve peri bacası oluşumu en çok bu vadilerde yoğunlaşıyor. MS 4-14. yüzyıllarda arasında bölgede yaşamış insanlar kayalara oydukları mağaralarda yaşamış.

Kapadokya vadileri 9. ve 13. yüzyıllar arasında Hristiyanlar için önemli bir yerleşim yeri ve dini merkez olmuş. Bu bölgede bulunan pek çok kilise, ilerleyen yüzyıllarda bölgede yaşamış farklı dine mensup insanlar tarafından maalesef tahrip edilmiş. Zelve Vadisi’ni gezerken Balıklı Kilise, Üzümlü Kilise ve Geyikli Kilise’yi görüyoruz.

Kapadokya 1952’de sit alanı olarak ilan edilip iskana kapatılana kadar aktif olarak kullanılmış. Zelve Vadisi’nde peri bacalarına oyularak açılmış yerleşim yerlerini, iki vadiye arasında açılmış tüneli, değirmeni, camiyi ve güvercinlikleri görüyoruz. Caminin ilerisindeki geniş salon bugün sergi alanı olarak kullanılmakta. Modern heykel sergisine denk geliyoruz. 

Bir sonraki durağımız Paşabağı peri bacaları diğer adı ile Rahipler Vadisi oluyor.

Kapadokya Zelve Vadisi

Kapadokya Zelve Vadisi

Tokalı Kilise ve Göreme Açık Hava Müzesi:

Göreme Vadisi girişine varmadan yolun karşı tarafında kalan Tokalı Kilise yüzyıllara direnmiş duvar resimleri ile oldukça etkileyici. 11. yüzyılın sonuna tarihlenen kilise duvarlarında Kariye Müzesi‘nde olduğu gibi kutsal kitaptan sahneler de işlenmiş.

Nerede ise tüm günü parçalı bulutlu, yağmurlu ve kasvetli bir hava ile tamamlıyoruz. Günü kapatmaya hazırlanırken rehber arkadaşımız bize bir sürpriz yapıyor ve gün batımını seyretmek üzere bölgenin en özel otelleri arasında sayılan Museum Otel‘de bir kokteyle davet ediliyoruz. 1998’de restore edilmeye başlanan otel “yaşayan müze” konsepti ile 2003 yılında açılmış. Otelin 30 taş odasında ve ortak alanlarda Nevşehir Müzesi’ne kayıtlı Hitit, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait yüzlerce paha biçilmez tarihi eser sergilenmekte.

Yağmurlu bir gün batımını ardımızda bırakarak Nevşehir’de konaklayacağımız otele gidiyoruz. Akşam yemeği ve bir kaç saat uyku iyi gelecek!

Kapadokya sıcak hava balonu turu:

Sıcak hava balonlarının havalandığı bölgeye gitmek üzere sabah saat 4’de otelin lobisinde buluşuyoruz. Uykulu ama çok heyecanlıyız.

Günlük kıyafetlerimiz ve elimizde fotoğraf makinalarımız ile yola çıkıyoruz. Henüz gün yeni ağarmaya başlamışken itina ile yere serilen balonlar teker teker sıcak hava ile şişirilmeye başlanıyor. Balonlar ve sepetler tahminimden çok daha büyük!

Bir sıcak hava balonun sepetinde yaklaşık 8-10 kişinin yolculuk edebilmesi ve balonu uçuş için hazırlayan insanların yere serdikleri balonu kontrol ederken içinde dolaşıyor olması beni şaşırtıyor. Yüksekten korktuğumu hatırlamıyorum ama içindeki havanın ısınması ile yanı başımda birden bire yüklenen ve koskoca balon beni hayli korkutuyor.

Kapadokya balon turu

Kapadokya balon turu

Eğer bizim gibi erken saatlerde yola düşecek ve uzun süre arazide kalacak iseniz yanınızda su geçirmez ayakkabılar, yedek çorap ve battaniye almayı ihmal etmeyin. İç Anadolu bölgesinde bahar mevsimi ve özellikle günün erken saatleri hayli soğuk olabiliyor. 

Balonun şişirilmesi ve gün doğumu ile birlikte tüm vadilerden peşi sıra yükselmeye başlayan balonları fotoğraflarken hayli üşüyoruz. Lakin, gökyüzünü kaplayan rengarenk balonların manzarası görülmeye değer!

İlk balonlar havalanıp uzaklaştıktan sonra sıra bizim balona geliyor.

Havalandığımızda pilotumuz bizi bir saatten daha uzun sürecek bir rotada uçurmayı planlıyor. Zelve Vadisi’ni ve Kızıl Vadi’yi seyrediyor, bir kızıl şahin görüyor ve peri bacalarına teğet geçiyoruz. Hava beklenenden erken ısınmaya başladığı ve bu durumda hava akımı değiştiği için yaklaşık 45 dakika sonra iniş yapıyoruz. Güvenli bir iniş için pilotun talimatlarına harfiyen uymak gerekiyor. Hepimiz balonun içine oturuyor ve sağ salim toprağa ayak basıyoruz. 

Bizi karşılamaya gelmiş kara ekibi şampanyalar patlatıyor ve adımıza düzenlenmiş sertifikaları dağıtıyor. Her şey çok keyifli!

Kapadokya Derinkuyu yeraltı şehri

Kapadokya Derinkuyu yeraltı şehri

Derinkuyu Yeraltı Şehri:

Balon macerasının ardında otele dönüyor, kahvaltı yapıyor ve Pazar gününe ikinci bir başlangıç yapıyoruz. Bugünkü ilk durağımız Derinkuyu Yeraltı Şehri olacak.

Derinkuyu yeraltı şehrinin yeryüzünden yaklaşık 85 metre aşağıda bulunmuş ve yaklaşık yüzde 10’luk bir bölümü (8 km) turistik olarak ziyarete açılmış.

Düşmanlardan kaçmak için yedi kat inşa edilmiş bu yer altı şehrinde alt katlara indikçe ahır, kiler, yemekhane, kilise, şırahane, okul, geniş toplantı salonları ve odalar gibi tüm sosyal alanları sıra ile görüyoruz. Kat kat inerken ortada bir havalandırma bacası var ve 55 metre derinliğe kadar inen bu baca aynı zamanda su kuyusu olarak da kullanılmış. Katlar arasında gördüğümüz kuyuların bir kısmı düşmanın zehirleme ihtimaline karşı yeryüzüne açılmazmış. 1965’de ortaya çıkarılmış Derinkuyu yeraltı şehri 24 km uzunluğundaki bir tünel ile Zelve Vadisi’ne uzanıyor.

Kapadokya Ihlara Vadisi

Kapadokya Ihlara Vadisi

Ihlara Vadisi:

Aksaray sınırlarında yer alan Ihlara Vadisi, jeomorfolojik özelliklerinden dolayı keşiş ve rahipler için uygun bir inziva ve ibadet yeri, savaş ve istila gibi olağanüstü zamanlarda ise gizlenme ve korunma yeri olarak kullanılmış. Diğer ismi ile Mumyalar Vadisi’nde tekrar güneş ile buluşuyoruz. Vaktimiz olsa tüm günü burada geçirmek isterken ancak bir saat boyunca gezip dolaşabiliyoruz.

Vadi tabanında sakince akan dere boyunca devam eden 14 km uzunluğundaki vadi boydan boya keşfedilmeli ve mağaralara saklanmış tarihi kiliseler görülmeli! Ağaçaltı Kilisesi ve Yılanlı Kilise duvar resimlerindeki detaylar ve canlı renkleri ile bizi etkiliyor. Ana yol kenarında, vadiyi seyreden bir restoranda öğle yemeği yedikten sonra İstanbul yönünde yola devam ediyoruz.

Kapadokya haritası

B – Güvercinlik Vadisi ve Üçhisar Kalesi
C – Zelve Açık Hava Müzesi
D – Ürgüp
E – Göreme Açık Hava Müzesi
G – Derinkuyu Yeraltı Şehri
H – Ihlara Vadisi

21.05.2010