Persoid Meteor yağmurunun da en yoğun gözlenebileceği geceye göre planladığımız bu haftasonu, Kocaeli’nde Menekşe Yaylası‘na doğru yola çıktık. Kaybolduk, kamp kurduk, üşüdük, ateş yaktık ve yıldızları seyrettik.

Gölcük’den hareket ile googlemaps ve internetin olmadığı noktada wikiloc off-line harita üzerinden takip ettiğimiz gidiş güzergahımızda bir saatten fazla kayıp zamanımız olunca, yaylaya varmamız öğle saatini geçti.

Yaylaya gitmek için Gölcük – Bahçecik veya İzmit – Aytepe güzergahlarını seçebilirsiniz. Her halikarda öncelikle Kırıntı Köyü’ne ulaşmanız gerekecek.

Birlikte kamp yapacağımız arkadaşlarla buluştuktan sonra haritada makul görünen rotada ilerlemeye başladık. Yol boyunca tek gördüğümüz tabela “Erikli Tabiat Parkı” tabelası oldu.  Off-line haritanın güncelliğinden şüphe edip internetin çektiği yerlerde on-line haritada da görünen köy yolları üzerinden gitmeye çalıştık ancak her seferinde ya belediyenin yol çalışması ya da off-road aracımız (Mitsubishi Pajero) olduğu için çekinmeden girdiğimiz engebeli, çamurlu orman yolunun kayalık ile bitmesi neticesinde gittiğimiz yollardan geri döndük. 

Menekşe Yaylası - son sapak

Menekşe Yaylası – son sapak

Gölcük’den gidiş yönünde, bizim yaptığımız hatalara düşmemek için wikiloc’da kaydettiğim ilk haritaya bakabilirsiniz!

Yaylaya yaklaşmış olduğumuzu harita üzerinde görsek de tabela görmeyince İcadiye Köyü tarafında rastladığımız amcalara sorduk. Amca, önce Menekşe Yaylası’nı hatırlayamadı, sonra “oraya anca akşam varırsınız” dedi ve bize, yolda gördüğümüz tek tabela olan “Eriklitepe Tabiat Parkı“na gitmemizi önerdi. Anahtar kelime, “tesis de var!”. Amcalara teşekkür edip geri döndük ve bir tur daha kaybolduk.

Kapalı yollardan çıkış olmayınca, önümüzdeki tepeyi bir türlü aşamayınca ne varmış bu tabiat parkında diye meraklanıp asfalt yoldan devam ettik. Tabiat parkı olarak isimlendirilmiş, beton zeminli mangal alanının içinden devam edip tekrar toprak yola çıkınca, ilk başta çıkmaya çalıştığımız ve belediye çalışması nedeni ile kapanmış yolun ağzına düştük. Bursa sınırında kalan Kırıntı Köyü’nden geçip Kocaeli sınırında kalan Menekşe Yaylası’na çıkabildik. Esasında, Gölcük-Ayvazdere arası yol asfalt ancak sonrasında gittikçe kötüleşiyor. Kaybolduğumuz arazi de dahil, toplamda 5-6 km 4*4 modunda gittik. Güzergah, biraz sarsıntılı ve yer yer araç için endişe verici olabilse de binek araç ile de gidilebilir.

Gölcük tabelalarını takip ederek gittiğimiz dönüş yolu, yaklaşık 42 km ve 80 dakika sürdü.

Yaylaya vardığımızda güneş baya yükselmişti ve açık arazide yakıyordu. Kuytu köşeler öğle saatine kadar renk renk çadırlar tarafından kapılmış olunca kamp yeri seçmek için, akşam güneşi ile daha da ısınacak olan boş kalmış tarafta, orman içine doğru keşfe çıkıyoruz.

Yaylada su kaynağı yok. Yol üzerinde denk gelen köy çeşmelerinden temin edilebilir. 

Menekşe Yaylası

Menekşe Yaylası

Güneşin konumunu da düşünerek, çadırları, yayla açıklığından 15-20 metre içeride, ormanın içinde denk geldiğimiz ilk düzlüğe kurduk. Bu kadar mesafede bile, orman güneş almıyor, karanlıkta kalıyor ve soğuk oluyor. Güneşin de batması ile epey üşüdük ve ısınmak için orman içinden topladığımız kuru dallarla yaylada ateş yaktık. Gökyüzünde dans eden bulutlardan arta kalan açık havada yıldızları seyrettik, bu sene kısmetime iki adet dilek düştü. Halbuki geçen sene, yine Persoid meteor yağmurunu izlemeye gittiğimiz Hacıllı kampında en az on dilek dilemiştim, şans işte!

Yaylaya yaklaştıkça göreceğiniz tüm trafik işaret tabelalarının kurşun deliği ile süslenmiş olması Menekşe Yaylası’nda tüm gece ve gün içinde dinleyeceğiniz silah sesleri için fikir verebilir. Biz tüm gece ateş başında ısınmaya çalışırken, bir yandan da ergenliğini tamamlayamamış bazı canlıların türlü türlü silahla atış etmeye son verip insafa gelmelerini bekledik. Silah sesleri ancak ertesi günü, biz ormanda mantar ararken duyduğumuz ambulans sireni sonrasında kesildi.

Menekşe Yaylası'nda uyanmak

Menekşe Yaylası’nda uyanmak

Güzel bir uyku ve huzur için tüm şartları sağlayan kampımızda Pazar sabahı saat 7’de, henüz ormanın içi karanlık iken kaçak kesim yapanların testere sesi ile uyandık. Uzun bir haftanın ardından keşke bu sabah rahat rahat uyuyabilseydik derken midemiz de guruldamaya başlayınca bu sabah da erkenden ayaklandık. Kahvaltı sofrasını yine yaylada, güneşin altında kurduk. Yaylada uzun zaman geçirmeyi düşünüyorsanız, tente veya geniş bir şemsiye faydalı olacaktır.

mantar - Menekşe Yaylası

mantar – Menekşe Yaylası

Menekşe Yaylası’ndan aklımda kalanlar eve dönerken toplamayı unutmuş olsak da yaylada gezerken sizi buram buram saran, şahane kekik kokusu, ormanda tepelerini göremediğimiz kayın ağaçları ve çeşit çeşit mantarlar olacak. 

Mantar türünü doğru tahmin edebilmek için mantarı üstten ve alttan incelemek, yetiştiği çevresini tanımak gerekiyor. 

https://www.instagram.com/p/BmaS5pTB5M-/

Dönüşte sorup soruşturduğum kadarı ile fotoğrafladığım hiç bir mantar çeşiti yenebilir değil ancak bölge mantar çeşitliliği açısından oldukça zengin!. Yayladan itibaren orman içinde yaklaşık 500 metre çapında gezindik ve avuç içi kadar böcekler dışında herhangi bir hayvan izine rastlamadık.

Ormanda kamp yapmak istediğinizde herhangi bir böcek veya sivrisinek alerjiniz var ise hazırlıklı olmalı ve en azından uzun kollu kıyafetler tercih etmelisiniz.

mantar - Menekşe Yaylası

mantar – Menekşe Yaylası

mantar - Menekşe Yaylası

mantar – Menekşe Yaylası

mantar - Menekşe Yaylası

mantar – Menekşe Yaylası

11-12.08.2018