İstanbul Gezginleri ile birlikte gezdiğim Nişantaşı – Teşvikiye rotamıza Maçka istikametinde devam ediyoruz. Kurulduğu günden itibaren, saray çevresine ve aydınlara, sanatçılara ev sahipliği yapmış bu mahalleler
Lodoslu ve parçalı bulutlu bir Cumartesi gününde, Nişantaşı semtine adını veren beş taştan dördünü görecek ve Sultan Abdülmecit’in teşviki ile kurulmuş (1873) yeni bir mahallede,
Dün akşam için kamp kurmayı planladığımız yere ulaşamamış ve ertesi günün rotasında ufak bir değişiklik yaparak Pamukkale ‘ye gelmiştik. Geceyi, konfor beklentimizin olmadan, yörenin turistik
Tripolis veya Büyük Menderes nehrine yakınlığı sebebi ile Tripolis ad Maeandrum olarak anılan antik kent Göller Yöresi rotamızın ilk durağı. Yüksek bir tepenin yamacında kurulmuş antik kente vardığımızda araçtan inip
Bu sabah, Denizli çevresinde Honaz Dağı eteklerinde Çayır Yaylası’nda uyanıyoruz. Orman yangın söndürme havuzu manzaralı çadırımızdan çıkarken hava henüz aydınlanmış ve oldukça serin sayılır. Biz
Göller Bölgesi’nde on günlük bir rota çiziyor ve iki kişi, binek araç ile yola çıkıyoruz. İstanbul’a dönüşü Ankara’da aile ziyareti sonrasında planladığımız için son gece