Binlerce yıla ve farklı İmparatorluklara ev sahipliği yapmış İstanbul ve Sultanahmet Tepesi hakkında anlatacak pek çok hikaye olmalı! Bu yazıda, satır aralarında kalmış bir kaç
Günlerin yavaş yavaş uzamaya, havanın ılımaya başladığı, az karanlık, yer yer ıslak, biraz karamsar bir Cumartesi gününde bir grup İstanbul Gezgini Ayasofya meydanında buluşuyor ve
On gün olarak planladığım alternatif Likya Yolu rotamı çoktan yarıladım. Bu sabah Kalkan’da uyandım ve akşam Kekova’da konaklayacağım. Kalkan’dan Kekova’ya kadar aktarmasız giden bir toplu
Eylül ayının son haftasına denk gelen Kurban Bayramı’nın ilk üç günü Kalkan’da olacağım. Resmi tatilin başladığı yarım günlük mesai çıkışında Fethiye Otogarı’nda da trafik yoğunlaşıyor
On bir gün boyunca izleyeceğim Likya Denizi rotası ile, antik Likya uygarılığının ayak izlerini takip edecek, Fethiye’den Antalya’ya kıyı kıyı ilerleyeceğim. İlk durağım Fethiye! Bayram öncesi
Günün ilk ışıkları ile çıktığımız Kazbek Dağı eteklerinin ve yaklaşık 2.170 metredeki Gergeti Trinity Kilisesi’nin muhteşem manzarasını arkamızda bırakıp öğle olmadan tekrar yola çıkıyoruz. Başkent