Aynı şehir içinde bile şurdan şuraya parasız gidemediğimiz bir devirde ben parasız şehir değiştirdiğimi hatırlıyorum. Yanımda nakit taşıma alışkanlığım olmadığı gibi yolda başıma gelen aksiliklerde
İki gece Floransa’da konakladıktan sonra Avrupa’nın en eski üniversitesine ev sahipliği yapan Bologna şehrine gidiyorum. Bologna’da bir gece konaklayacak ve sonrasında Venedik’e doğru devam edeceğim.
Tarihi San Gimignano kasabasına en yakın Poggibonsi Garı’ndan hareket eden tren ile akşam üstü saatlerinde Floransa şehrine varıyorum. Belli ki gün boyu yağan yağmur yeni
Siena’dan tren ile San Gimignano kale şehrine doğru yol alıyorum. Yolculuk boyunca Toskana’nın meşhur üzüm bağlarını seyrediyorum. Köy evleri ve makaralı çamaşır ipleri dikkatimi çekiyor.
Dolu dolu iki gün boyunca gezip dolaştığım ve Temmuz sıcağından bezdiğim Roma’dan ayrılıyor ve aktarmalı olarak Siena şehrine gidiyorum. Roma Termini Garı’nda elimdeki bilette yazan
Otele giriş kaydı yaparken görevlinin verdiği kahvaltı kartı ile arka sokaktaki kafeye gidiyor ve kartı uzatıyorum. Tezgahtar bir tepsi üstünde bir kruvasan, bir fincan espresso