‘Karanlık, puslu bir sabaha uyandık. Kahvaltı ve sonrasında araca taşınması gereken tüm eşyaları toparlayıp evden çıkmamız saat 12’yi buluyor. Yeni yılın ilk günü kampa gidiyoruz. Daha önce kamp yaptığımız Karacabey ormanlarına doğru gideceğiz. Kış vakti, 1000 metre üstündeki Bolu-Düzce yaylaları karla örtülmüş iken bu bölgenin daha ılıman olmasını bekliyoruz. Hava durumu, ilk gece eksi derece gösteriyor ama sonraki günlerde artıya çıkacak gibiyiz.
Yollar sakin. Feribot ile Yalova’ya geçtikten sonra karlı tepeler görünmeye başlıyor. Yollar beyaz örtü ile kaplanmış.
Haritada Ekmekçi Köyü’nden ormana geçen bir sapak görmüştüm ama emin değilim. RES kurulumu ve köye göç arttıkça haritada görünen kimi yollar çıkmaz sokaklara veya yasak tabelalarına varabiliyor.
Asfalt yola devam ediyor ve Boğazköy sapağından Yarış Göleti yoluna dönüyoruz.
Kamp yeri arıyoruz
Yanımızda 10 lt kullanım ve 10 lt içme suyu var. Çeşmeye yakın bir kamp yeri bulmak istiyoruz. Yol üzerindeki ilk çeşme akmıyor. İkincisi akıyor. Güzergah boyunca birkaç araç ile selamlaşıyoruz. Avcı veya günü birlik gezenler olabilir.
Daha önce geldiğimiz kamp yerine çok yakınız ama orman içine dönen sapağı kaçırdık. Göle giden toprak yol, geniş ve rahat ama istediğimiz gibi bir düzlüğe çıkmayacak gibi. Gölgelerde buzlanma ve güneş gören yerlerde de derin çamur çukurları var ve dikkatli ilerliyoruz. Kış günü, güneş hızla çekilmeye başlamışken fazla oyalanmadan geri dönmeye ve yaylaya çıkmaya karar veriyoruz. Fazlıkonağı Mevkii, 350-400 metre rakımda geniş bir düzlük.
Haritada yayla olarak gördüğümüz düzlükte bir köy evi ve ahır var. Yaylanın ortasına açılmış geniş toprak yol boyunca da RES pervaneleri sıralanıyor. Yoldan fazla uzaklaşmadan bulduğumuz ilk uygun düzlüğe yerleşiyoruz. En yakın rüzgar gülü 100 metre kadar arkamızda, yukarıda kalıyor.
Önümüzde ise, yapraklarını dökmüş ağaçlar arasından Karacabey Longozu’nu görebiliyoruz.

Hava tamamen kararmadan çadırları kuruyor, eşyalarımızı yerleştiriyor ve yemek yiyoruz.
Gün batımı ile hava sıcaklığı hızlıca sıfır dereceye düştü. Dolunay gecesinde, gökyüzü oldukça açık. Belli ki ayaza çekecek. Ortalık sakin görünüyor. Gece sessizliğinde, baykuş sesleri duyduk. Rüzgar güllerinin çok sesi gelmiyor.
Mesai sonrası ilk tatil günümüzde yorgunuz ve eksi dereceler görünmeye başlamadan, erkenden yatıyoruz.
Hava buz gibi!
Karanlıkta uyanıp trafiğe karıştığım ve tüm aydınlık saatleri, penceresiz bir ofiste bilgisayar başında geçirdiğim şu kısa günlerde, güneş doğmadan çadırdan çıkmak istemiyorum. Sabah 8, hava güneşli ve çadır içindeki termometre -2 dereceyi gösteriyor.
Bahar kamplarında bile bu saatlerde çadırın üstünde çiğ ve nem, gece sıcaklığına göre ince buzlanma olması normaldir. Bu sabah ise, çadırın üstü kupkuru, şaşırıyorum. Biraz zıplayıp ısınmaya ve uyanmaya çalışıyorum.
Kahvaltı hazırlıklarına başlayalım! Önceki yıllarda, -10 ve daha da düşüğünü gördüğümüz karlı kamplarımız olmuştu ama bu gece belli ki daha keskin geçmiş.
Çadır ceplerinde, cam şişelerdeki içme sularımız buzlanmış. Gece, arabanın arkasında kalan kullanım suyumuz ise tamamen donmuş.

Dün akşamdan kalan bulaşık kaplarımızı araç içinde, kasada kapalı bırakmıştık. İçindeki su donmuş. Marketten aldığımız içme suyunu uyuduğumuz çadırın içine almıştık. Onunla çay demliyoruz.
Kaplardaki suların tamamen donmuş olması haricinde her yer kuru ve temiz. Ne kar var ne de çamur. Yerlerde, dün geldiğimizde de görünen kar taneleri hiç değişmemiş. Dünkü gibi buz halindeydiler ve güneş ışığı ile parlıyorlar.
Hava durumu bu geceyi daha da şiddetli bir soğuk gösteriyor. Sonrasında ise ısı hızlıca artacak. Rüzgar tahminlerini de ayrıca kontol ediyoruz.
Yarın ki hava sıcaklığını artıracak olan Lodos fırtınasının bu gece 65 km’ye ulaşması bekleniyor.
Az miktardaki suyumuzla bugün idare edebilir ve yarın havanın ısınmasını, buzların erimesini bekleyebiliriz. Tüm günü ve geceyi bu soğukta ve gelecek şiddetli Lodos fırtınasında, çadırda kapalı kalmak yerine sıcak ve konforlu evimize dönmeye karar veriyoruz.
Toprak dahi kuru ve donmuş durumda olduğumuz için tüm ekipman getirdiğimiz gibi temiz ve kuru. Kolayca toparlanıyoruz.
Saat 12 olmuş ve güneş açık gökyüzünde yükselmişken termometre ancak 0 dereceyi gösteriyor.
Karacabey Longozu’nu seyrederek tepeden deniz seviyesine iniyoruz.
Uluabat Gölü kıyısında, Gölyazı kasabasında yemek molası vereceğiz. Bu şirin ve fotojenik balıkçı kasabasını yıllar sonra tekrar göreceğim için heyecanlıyım!

01-02.01.2026