Kahvaltının ardından, erken saatlerde Fes’deki otelimizden ayrılıyoruz. Son yılların popüler turistik durağı nam-ı değer “mavi şehir” Chefchaouen’e gideceğiz.

Yağmur bulutları bugün de peşimizde. Bahar yağmurları ile şenlenmiş bereketli topraklardan, akarsulardan geçerken gözlerimiz doğanın tüm renklerine doyuyor. Fas’da bu kadar çok zeytin yetiştiğini ve Avrupa’daki gibi sadece salatada değil, kahvaltı dahil her öğünde yendiğini, hatta tajin içinde sebzeler ile pişirildiğini bilmiyordum. Rehberimizin anlattığına göre, bölgede yaşayan her Berberi ailesinin bir zeytinliği ve zeytinyağı atölyesi varmış. Fas çarşılarında gezerken bir zeytin pazarına denk gelirseniz, renk renk baharatlanmış zeytinleri tatmadan geçmeyin!

Aynı güzergah üzerinde kara kıtanın Akdeniz ile buluştuğu burunda yer alan Ceuta Limanı, İspanya ülkesine ait topraklar ve İspanya’nın Fas ile sınır noktasına gelmeden yol üzerinde bir sınır kontrol noktasından geçiyoruz. Rehberimiz, yolun karşısındaki kulübeleri göstermese, farketmezdim bile.

İber Yarımadası‘na 14 km mesafedeki Ceuta ve Fas’ın doğusunda, Cezayir sınırına yakın Melilla, İspanya’nın Afrika kıtasında kalan ve Fas ile sınır komşusu olduğu iki liman şehri. Bu topraklar aynı zamanda Avrupa Birliği haritasında ve Avrupa’ya kısa bir deniz yolculuğu mesafesinde olduğu için, özellikle Avrupalı turistler için ve Afrika’dan Avrupa’ya göçmen gidenler için hayli popüler.

Yol üstünde bir köy pazarından geçerken kısa bir mola veriyor ve pazarı geziyoruz.

köy pazarı

köy pazarı

Öğlene kadar yağmış sağanak, şehre vardığımızda yeni kesilmiş. Diğer Fas şehirlerinde olduğu gibi, Şafşavan’da da sur içi (Medina) sokakları dar ve araç trafiğine kapalı. Diğer şehirlerde sur kapılarının hemen önünde oluşan yoğun trafiği önlemek için burada, sur dışında da minibüs ve daha büyük araçların geçişine ancak belirli bir mesafeye kadar izin veriliyor. Daha yukarıya sadece binek araçlar ve bazı kamu araçları geçebiliyor. Eşyalarımız, surların hemen dışındaki otelimize başka bir araçla taşınıyor ve biz de bir kilometre kadar yürüyoruz. Otelde rehberimiz ile buluşuyor ve yağmur sonrası, yeni yeni parlayan güneşli bir havada, sur içini yaklaşık bir saat birlikte keşfediyoruz. Şehrin en fotojenik köşelerini sabah sükuneti ile görüyoruz. Son iki gündür gezdiğimiz büyük şehirlerden sonra mavi renk ile anılan bu şehir bana süslü püslü bir biblo gibi geliyor.

1471’de Rif Dağlarının eteklerinde kurulmuş kale-kent yüzyıllarca kapalı yaşamış. 16. yüzyılda katolik İspanya’dan göçen Yahudilerin ve müslüman Arapların yerleşmesi ile büyümüş. 1920’de İspanyollar tarafından işgal edilmiş ve 1956’da Fas Krallığı’nın bağımsızlığını kazanması ile Fas yönetimine bağlanmış.

Ülke genelinde olduğu gibi, mavi şehirde de özellikle yaşlı insanlar fotoğraf çekilmeye pek sıcak bakmıyorlar. Turistlerin koca koca kameraları kendilerine doğrulttuğunu görünce onları gazeteci sanıyor ve gazetede, televizyonda yalan yanlış haberlerde çıkmak istemiyorlar.

Şehrin git gide turistik hale gelmesi ile günlük rutinler de sekteye uğramış. Rehberimiz, Pazar günlerinin aslında çamaşır günü olduğunu ve tüm kadınların tepedeki dere kenarında çamaşır yıkamaya gittiğini anlatıyor. Ancak, onları fotoğraflamaya gelen turistlerden rahatsız oldukları ve şehirdeki dükkanlar daha kalabalık olduğu için çarşıda kalmayı tercih ediyorlarmış.

mavi şehir Şafşavan

mavi şehir Şafşavan

Bir haber programında izlediğime göre, Afrika kıtasında ve Arap yarımadasında İsrail pasaportunun geçerli olduğu tek ülke Fas Krallığı. Hal böyle olunca, İsrailliler Fas’a hem turistik amaçlı gelebiliyor hem de burada yerleşip çalışabiliyorlar. Faslı Yahudilerin hem İsrail hem de Fas pasaportu olabiliyor. Kral bu yönde engel olmuyor. Hatta kimi insanların Fas, İsrail ve Fransa olmak üzere üç pasaportu var.

Chefchaouen’ın mavi tonlarında boyanmış duvarları Yahudi inancından miras, kutsal ve saygı duyulan bir renk, bir nevi nazarlık! Mavi rengin akreplere ve böceklere de hiç cazip gelmediği bilinir bir gerçek. Şehirde yaşayan Yahudilerin Kazablanka‘ya, Amerika’ya veya İsrail’e göçmesi sonrasında, Şafşavan’daki  nüfusları hayli azalmış olmak ile birlikte gelenekler sürdürülmeye devam ediyor.

Bugün günlerden Pazar ve Şafşavan’ın mavi sokakları özellikle hafta sonu tatiline gelmiş İspanyollar ile kalabalık. Sokaklardan geçip meydana iniyoruz. Seyyar satıcılar, yerel çalgıcılar ile meydan hayli hareketli.

08.04.2018

her şehirde duvar resimleri görüyoruz: işte "mavi şehir" Şafşavan

her şehirde duvar resimleri görüyoruz: işte “mavi şehir” Şafşavan