Büyük şehirlerde havanın puslanıp kararmaya başladığı Kasım ayının ilk günlerinde, göz kırpan güneşi ve pastırma yazını fırsat bilip direksiyonun başına geçiyoruz. Yaklaşık bir hafta sürecek seyahatimizde Kuzey Ege şehirlerini kıyı kıyı dolaşacağız. Kuzey Ege kıyısına girintili çıkıntılı şeklini veren sıradağları aşacak, yarımadalara uzanacağız. 

Sonbahar rotamızın ilk durağına varmak için Asya ile Avrupa topraklarını birbirinden ayıran Çanakkale Boğazı’nı geçeceğiz. Antik tarihin en büyük şehirlerinden birisi olmuş Troya Antik Kenti‘ne gideceğiz. 

Ezine çevresini geçerken Neandria Antik Kenti de rotaya eklenebilir. Biz alacaklıyız.

Gülpınar üzerinden geçiyor ve Asya ana karasının en batı ucuna, Babakale Köyü‘ne gidiyoruz. Bu çevreden ayrılmadan önce Apollon Smintheus Antik Kenti de muhakkak görülmeli!

Rotanın ikinci gününde, en güzel Kuzey Ege köylerini gezeceğiz.

Kazdağları eteklerinde Adatepe, Yeşilyurt ve Assos köylerini geziyoruz. Antik tarihten günümüze ulaşmış Anadolu’daki tek dor düzenli tapınak kalıntısını görüyoruz. 

Biga yarımadasının eteklerinden geçiyor. Ayvalık merkezine uğramadan Dikili’ye doğru devam ediyoruz.

Yeni güne, keşfedilmemiş Dikil köylerini görerek başlıyoruz. Denizköy ve Bademli köylerine gidiyoruz.

Foça'yı seviyoruz: tüp kalamar, enginar kalbi, denizden çıkan salata,, roka, balık ve mis girit dondurması!

Foça’yı seviyoruz: tüp kalamar, enginar kalbi, denizden çıkan salata,, roka, balık ve mis girit dondurması!

Çandarlı Burnu’nu aşıyor ve eski Foça sahiline uzanıyoruz. Eski Foça sokaklarında geziyor, çok güzel bir sofraya oturuyoruz.

İzmir’in yükseklerine çıkıyor, Yamanlar Dağı eteklerinde İzmir Karagöl Tabiat Parkı‘na gidiyoruz. Bu gece Karagöl kıyısında çadır kuracağız.

Urla Yarımadası’nda Çeşme’ye kadar uzanıyor ve birbirinden şirin Ege köylerini geziyoruz. 

Ildırı tepelerindeki Erytria Antik Kenti‘ni görüyoruz.

İzmir’deki son konaklama adresimiz Urla olacak.

Kasım 2016