Samsun çevresinde geçirdiğimiz iki sıcak ve nemli günün ardından Karadeniz kıyısından ayrılıyoruz. Batı Karadeniz kamp rotamızın ilerleyen günlerde karasal iklimde seyahat edecek ve kamp kuracağız. Ladik Gölü kıyısında verdiğimiz yemek molasının ardından Amasya Taşova yönünde ilerliyoruz. Bu akşam kamp kurmayı planladığımız tabiat parkına gitmek için Boraboy Köyü’nden geçiyoruz. Saat 19’a geliyor ve fazla oyalanmadan kamp yerini belirlemek ve gece için hazırlıkları tamamlamak istiyoruz. Kahvaltı için ekmek alacağız ama bu saatte köydeki bakkallarda ekmek kalmamış. Köy sokaklarında çok güzel ahşap evler var.

Boraboy Gölü Tabiat Parkı – kamp yeri

Boraboy Gölü Tabiat Parkı’na araç ile giriş ücreti 11 TL. Akşam kamp kurmak istediğimiz için de ayrıca 30 TL ödeme yapıyoruz. Konaklama hizmeti karşılığı olarak restoran fişi kesiliyor ve arkasına el ile “çadır” diye paraf atılıyor. Kamp yerini sorduğumuzda, park içinde evlere uzak ve tuvaletlere yakın bir yerde çadır kurabileceğimizi söylüyorlar.

Park girişinde çadır kurmak için sabit bir ücret talep ediliyor ancak orman içinde çadır kurmak için uygun herhangi bir yer belirlenmemiş.

Boraboy Gölü’nün çevresi, dağ taş veya işletme tarafından kiralanan bungolov evlerin çevresi mesire yeri olarak tasarlanmış. Gece boyunca şahit olacağımız üzere, günübirlik ziyaretçiler için herhangi bir giriş – çıkış saati uygulaması veya güvenlik kontrolü yapılmıyor. 

Kamp yeri belirlemek üzere göl çevresinde yol boyu araba ile gidiyoruz. Piknik masalarından ve mangal dumanından, gelişigüzel parke etmiş araçların arasından gölü zar zor görebiliyoruz. Piknik masaların bittiği noktada “yaylalar” şeklinde bir ok var. Bu yolu, güneş tamamen gözden kaybolana kadar takip ettik ancak herhangi bir düzlüğe varamayıp göl kıyısına geri döndük.

Hava artık kararmış olduğu için göle yakın uygun bir düzlük aramak yerine yolun diğer tarafında ağaçlar arasında uygun bir boşlukta mıntıka temizliği yapıyor ve çadırımızı kuruyoruz. 

Gece saat 1’e kadar yoldan gelip geçen, yüksek sesle müzik dinleyen gençler eksik olmuyor. Uyuyabilmek ne mümkün! Pek çok çeşit hayvanın yaşadığı bir ormanda bu kadar gürültü yapmak nasıl bir vicdan ile açıklanabilir bilmiyorum. Diğer yandan, olaya sadece ticari olarak bakacak olsak bile, biz burada kamp yapmak için, bu çitlerin çevrelediği alanı işleten yetkiliye bir bedel ödedik ve karşılığında hiç bir yönlendirme vb alamadığımız gibi sessizlik bile bulamıyoruz.

Yarın sabah, gün ışığında çevreyi gezecek ve alternatif kamp yerlerini araştıracağız.

Sabah telaşesi

Yeni sabaha, gün doğumu ve ağaçkakan sesi ile uyanıyoruz. Tam da çadırdan çıkıp kuşları seyretmeye hazırlanıyorduk ki, kaldırım taşını aşıp piknik masasının yanına çıkmaya çalışan aracın motor sesi ile irkiliyoruz. Gözümü ovuşturup tekrar tekrar saate bakıyorum ve henüz 06:30’u gösteriyor. Hafta içi bir mesai gününde, bu saatte piknik masası için yer kapmaya gelmiş insanlar var! 

Aracın ve çoluk çocuk araçtan inen insanların gürütüsü ile tüm kuşlar dağılıyor.

Suratlarımız asık şekilde hızlıca çadırı topladık, kahvaltı sofrası için yumurta haşladık ve bir şeyler atıştırdık. Biz kahvaltı yaparken arkamızdaki boş piknik masasını bekleyen evin hanımı yolun aşağısındaki parkta oynamaya koşmuş çocuklarına oturduğu yerden bağırarak sahip çıkabileceğine inanmış, çığlık atıp duruyor. Bu esnada evin babaannesi de diğer bir banka uzanmış uyuyor. Belli ki sofranın hazırlanması için herkesin gelmesi bekleniyor. Sabah saat 7’de bu karmaşa normal mi?

Biz kamp eşyalarımızı araca yüklüyor iken göl kenarından mangal dumanları yükselmeye başlıyor. Bu saatte bu kadar gürültü ve toz duman, neden? 

Boraboy Gölü'nde sabah oluyor

Boraboy Gölü’nde sabah oluyor

Boraboy Gölü Tabiat Parkı – yaban hayat ve alternatif kamp yerleri

Güneş yavaş yavaş tepelerin ardından sıyrılıp ışığını her köşe bucağa ulaştırmaya başlamışken göl çevresini gezmeye çıkıyoruz. Boraboy Gölü Tabiat Parkı içinde işaretlenmiş yürüyüş parkurları var. Göl çevresindeki panolarda bunları görebilir ve takip edebilirsiniz. Bu kadar çok insanın dolaştığı bu çevrede bile pek çok yabani tür canlı ile karşılaşmaj mümkün: kemirgenler, sürüngenler, kuşlar ve balıklar. Günün ilk saatlerinde, ormanın içi halen huzurlu iken sincapları kovalıyor, kurbağaları dinliyor ve ördeklerin uyanma seramonisini izliyoruz. Göl etrafında tam tur yürüyüş yapılabiliyor. 

Hava henüz aydınlık iken bölgeye gelir ve eşyalarınızı kamp yerine kadar taşımak isterseniz gölü çevreleyen yürüyüş yolunun iç taraflarında daha uygun kamp yerleri bulunabilir. Göle, yola ve tuvaletlere uzak kaldığı için, en azından sabah kuş sesleri ile uyanma şansınız olur. Suya çok kadar yakın olmaktan rahatsız olmaz iseniz ve boş yer bulabilirseniz, kamp için göl kenarında da ıslak bir iki nokta müsait görünüyor. 

Uzun sözün kısası, Boraboy Gölü çevresinde kamp yapmak isterseniz, diğer pek çok popüler yerde olduğu gibi ya yağmurlu ya da soğuk havaları tercih etmenizi öneririm. Yola çıkarken burasının tamamen bir mesire yeri olarak tesis edildiğini akıldan çıkarmamak gerek.

Gölün çevresi ve doğası çok güzel ve yeni bir yola çıkmak için bizi heyecanlandırıyor! Amasya şehir merkezine doğru yola devam ediyoruz.

Çöpüne sahip çık!

Tabiat Parkı yönetimi, içeri giren herkese ücretsiz olarak çöp poşeti veriyor ve çöp kutularının kullanılmasını rica ediyor. Ancak gördüğümüz kadarı ile içerideki çöp konteynerları ziyaretçi sayısı düşünüldüğünde yetersiz kalıyor. Ziyaretçilerin bir bölümü çöp poşeti kullanmış ve çöplerini bu konteynerlara atmış olsalar da günün ilerleyen saatlerinde tüm yol çöp içinde kalıyor. Çoğu ziyaretçi ise çöp poşetinin ağzını bağlamayı ihmal ediyor veya çöplerini çöp kutusuna taşımaya gerek duymadan oturduğu masanın bir köşesinde öylece bırakıveriyor. Hafta içi ve mesai saatleri içinde girip çıktığımız parkta, hafta sonu veya herhangi bir resmi tatil gününde yaşanan karmaşayı ve gürültüyü hayal edemiyorum!

28.08.2019