Gölyaka Köyü’nün girişinde bizi kocaman bir köpek karşılıyor. Yürümeye başladığımızda da önümüze düşüyor ve sık sık arkasına dönerek bizi kontrol ediyor. Rehberimiz önde biz arkada, evlere doğru tırmanmaya başlıyoruz.

Yol üstünde, evlerinin önündeki taşlıkta oturmuş sohbet eden yaşlılara rastlıyor ve biraz mola verip sohbete karışıyoruz.

Havadan sudan biraz sohbet ettikten sonra, sık sık ziyaretlerine gelmeyen çocuklarını da çekiştiriyoruz. 80 yaşındaki Meryem teyze fotoğrafını çekmemize izin veriyor ve “amcan ile de beraber çek” diyor. İkindi saatinin ters ışığında olduğu kadar!

Meryem teyze ile sohbet ediyoruz, Milas Gölyaka Köyü

Meryem teyze ile sohbet ediyoruz, Milas Gölyaka Köyü

Bizi getiren köpeğin hala beklediğini görüyoruz ve “o sizi bekler, tepedeki manastıra götürüp getirir” diye anlatıyorlar. Yediler Manastırı yaklaşık bir saatlik tırmanma mesafesinde ancak gün batımına kadar vaktimiz sınırlı olacağı için daha fazla ilerlemeden evlerin arasından dolanıp yönümüzü köy meydanına çeviriyoruz. Rehber köpeğimiz tekrar önümüze düşüyor. Belki gelecek sefer bize tepeye kadar eşlik eder!

Meydana doğru inerken başka bir amca ve torunu ile karşılaşıyoruz. Akşam başka bir köyde düğün varmış ve oraya saz çalmaya gidecekmiş. Bizi de davet ediyor. Sohbet ederken “Entelköy Efeköy’e karşı” filmini izlediniz mi, diye soruyor. Kendisi de, Pınarcık Köyü’nde çekilmiş bu filmde oynayan köylülerden birisi imiş.

Tepede, güzel bir Bafa Gölü manzarasına karşı kurulmuş Gölyaka Köyü’nden aracımızla ayrılıyoruz. Göl kıyısına geldiğimizde,  sandalların çekildiği sığ alanda biraz fotoğraf molası veriyoruz. Hereklia Antik Kenti kalıntıları arasından yürüyerek göl kıyısına kadar iniyoruz. 

Gün batımını Bafa Gölü kıyısında seyrediyoruz!

Bafa Gölü üzerinde güneş batıyor

Bafa Gölü üzerinde güneş batıyor

22.04.2012