İstanbul Arkeoloji Müzeleri kapsamında, aynı bahçedeki başka bir binaya geçiyor ve Eski Şark Eserleri Müzesi’ni geziyoruz.

Osman Hamdi Bey’e, İstanbul Arkeoloji Müzeleri müdürlüğü görevine atanmasının ardından sadece bir kaç ay sonra yeni bir görev daha verilir. Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk güzel sanatlar akademisini kurması istenir. Her iki görevi de bir arada yürütecek olan Osman Hamdi Bey Sanayi-i Nefise Mektebi binasının hemen Çinili Köşk’ün yanına yapılmasını sağlar. Bina, 1883’de İstanbul’daki pek çok önemli binada imzası bulunan, dönemin ünlü mimarı Alexandre Vallaury tarafından inşa edilir ve “Sanayi-i Nefise Mektebiolarak kullanılmaya başlanır.

1910 senesinde Osman Hamdi Bey vefat eder ve müze yönetimine kardeşi Halil Edhem bey getirilir. Halil Edhem Bey Yunan, Roma ve Bizans eserleri ile yakın doğu bölgesi eserlerinin farklı bir şekilde sergilenmesi gerektiğini düşünmektedir. 1917’de Sanayi-i Nefise Mektebi’nin Cağaloğlu’ndaki yeni binasına taşınması üzerine, müze bahçesinde boşalan mevcut bina Eski Şark Eserleri müzesi olarak kullanılmaya başlanır.

Eski Şark Eserleri Müzesi’nin girişinde bizi Mısır mezar buluntuları karşılıyor.

Camekanın ardında ve kapağı açık şekilde sergilenen lahit mezar içinde Bak-Na-Mut ve ayak ucunda kedisinin mumyaları görülebilir.

Müzede yer alan en önemli eserler arasında Babil surlarında yer alan üç farklı kabartma sayılabilir. Eski Şark Eserleri Müzesi, üç kutsal hayvan (aslan, boğa ve ejder) figürünün bir arada sergilendiği dünyadaki tek müze olma özelliği ile ayrıcalıklı bir koleksiyon sunar.

Pişmiş toprak, sırlı ve kabartmalı tuğlaların birleştirilmesinden oluşmuş boğa ve ejder kabartmaları, yeni Babil Devleti’nin başkenti Babil’in iç ve dış sur duvarlarını birleştiren Tanrıça İştar adına yaptırılmış olan anıtsal çifte kapıya aittir. Kapının duvarları, Tanrı Adad’ın kutsal hayvanı boğa ve Babil’in baş tanrısı Marduk’un kutsal hayvanı ejder ‘Muşuşu’nun kabartmaları ile süslenmiştir. Tanrıça İştar’ın kutsal hayvanı olan aslan kabartmaları ise Babil’deki tören yolunun iki yanını süslemektedir. Yeni Babil Çağı’nın en parlak devrinde, MÖ 6. yüzyıl sonlarında yapılmış kapının ve tören yolunun pek çok unsuru bugün Berlin Pergamon Müzesi’nde bulunmaktadır.

Birbirine eş 120 aslan kabartmasından bir tanesini de Boston’da MFA salonunda görüyorum.

İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi - Tanrıça İştar'ın kutsal hayvanı olan aslan kabartması

İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi – Tanrıça İştar’ın kutsal hayvanı olan aslan kabartması

İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi - Tanrı Adad'ın kutsal hayvanı boğa kabartması

İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi – Tanrı Adad’ın kutsal hayvanı boğa kabartması

İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi - Babil'in baş tanrısı Marduk'un kutsal hayvanı ejder kabartması

İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi – Babil’in baş tanrısı Marduk’un kutsal hayvanı ejder Maşuşu kabartması

Tarihin bilinen ilk yazılı barış anlaşması olan Kadeş Anlaşması MÖ 13. yüzyılın iki büyük siyasi ve askeri gücü olan Hitit ve Mısır devletleri arasında yapılır. Anlaşmanın metnini içeren kil tablet 1906 yılında Hitit devletinin başkenti olan Hattuşa (Çorum, Boğazköy) kazılarında bulunur. Dönemin diplomasi dili olan Akadça ile yazılmış tablet çok parçaya kırılmış ve orijinal metnin hemen hemen yarısı olmasına karşın daha sonra yapılan kazılarda, esas metne ait dört parça daha bulunur. Böylece metnin eksik kısımlarının tamamlanır.

Bölgedeki Asur tehditinin büyümesi ve ne Mısır ne de Hitit tarafının birbirine karşı savaşarak üstün gelememesi üzerine yazılmış anlaşma müttefiklik, kardeşlik ve saldırmazlık esaslarına dayanır. Medeniyet tarihinde önemli bir yeri olan ilk yazılı anlaşmanın bir kopyası, günümüzde dünya barışının teminatı misyonunu üstlenmiş Birleşmiş Milletler örgütünün ana binasında asılı imiş.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri - Kadeş Antlasmaso: Tarihin bilinen ilk yazılı barış anlaşmasıdır.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri – Kadeş Antlasmaso: Tarihin bilinen ilk yazılı barış anlaşmasıdır

Bu bölümde, camekan içinde farklı amaçlar ile yazılmış, imzalanmış pek çok kil tablet sergilenmekte. Ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken ve en eski aşk şiiri olarak kayda geçen tabletin çevirisi şu şekilde yazılmış:

Damat, kalbimin sevgilisi
Güzelliğin büyüktür, bal gibi tatlı
Aslan, kalbimin kıymetlisi
Güzelliğin büyüktür, bal gibi tatlı

Damat, seni okşayayım
Benim değerli okşayışılarım baldan tatlıdır
Yatak odasında bal doludur
Güzelliğinle zevklenelim
Aslan seni okşayayım
Benim değerli okşayışılarım baldan tatlıdır
Damat benden zevk aldın,
Anneme söyle, sana güzel şeyler verecektir.
Babam sana hediyeler verecektir.

Sen, beni sevdiğin için,
Lütfet bana okşayışlarını,
Beyim tanrım, beyim koruyucum,
Tanrı Enlil’in kalbini memnun eden Şusin’im
Lütfet bana okşayışlarını

03.03.2013