Bahar geliyor, yola çıkalım dedik. Hava bulutlu, kapalı ve serin! İstanbul’a kapı komşusu Karadeniz sahillerine gidecek, Kefken ve Kerpe kayalıklarında uzun pozlama fotoğraflar çekeceğiz.

Son birkaç gündür bahar yorgunluğuna kapıldım. Yağmurlu havanın uykusuna kapılıyor ve yol boyunca arka koltukta uyukluyorum.

İzmit – Kandıra yolu üzerinde, küçük bir gölün kıyısında köy pazarı kurulmuş. Gölün etrafında dolaşıyor ve köy sokaklarında geziyoruz. Bir kaç tavuk bahçede eşeleniyor. Ortalık sessiz, sakin.

Birkaç fotoğraf çektikten sonra kurumuş mısır koçanlarını kamyonun kasasına yükleyen bir aile ile sohbet ediyoruz. Aslen Karadenizli ailenin babaannesi çoktan 85 yaşını aşmış. Oğlu, gelini, torunları birlikte ailecek çalışıyorlar. Taze mısırları Karadeniz yaylalarında gördüğümüz serenderlerden farklı şekilde tasarlanmış, yerden fazl yüksek olmayan ahşap bir kafes içinde saklıyarak kurutuyorlarmış. Kuru mısırları un veya hayvan yemi fabrikalarına satıyorlar. İthal tohum kullanmaktan dolayı şikayetçiler. 

Köydeki gençler İzmit’e veya diğer şehir merkezlerine göçmüşler. Köydeki az sayıdaki çocuk gölün karşısındaki ilkokula servis ile gidip geliyorlarmış.

taze mısırları ayıklayıp kurutuyorlar

taze mısırları ayıklayıp kurutuyorlar

Kandıra Kefken – Pembe Kayalar 

Kefken, Kocaeli’nin Kandıra ilçesine bağlı bir belde. Balıkçılığın yanı sıra son dönemde gelişen turizm sektörü hem Kefken hem de Kerpe için yeni fırsatlar yaratmış. Yol boyunca İstanbul belediyelerinin yaz kamplarına, yeni açılmış otellere veya otel inşaatlarına rastlıyoruz.

Kefken meydanını geçiyor ve pembe kayalar olarak bilinen kayalıklarda deniz kenarına iniyoruz. Hava kapalı ve deniz dalgalı olduğu için yol boyunca pek kimseyi görmüyoruz. 

Kefken Pembe Kayalar

Kefken Pembe Kayalar

Kefken Pembe Kayalar, rengi kadar ilginç jeolojik yapısı ile de dikkatimi çekiyor. Suyun içinde iken yumuşak olan kaya yapısı hava ile temas edince sertleşirmiş. Bu özelliği sayesinde özellikle Osmanlı döneminde kalıplar haline kesilen renkli kaya parçaları deniz yoluyla İstanbul’a taşınmış ve Rumeli Hisarı, Sultanahmet Camii gibi günümüze ulaşmış birçok tarihi yapının inşasında kullanılmış.

Rüzgara göre biraz daha korunaklık olan kesimde tripodlarımızı kuruyor ve kayaları yalayan dalgaları gözlemeye başlıyoruz. Gün ışığında uzun pozlama yapabilmek için ND filtre kullanmak faydalı olur ancak bence ND filtre yok. Şansıma, bugün güneş ışıklarını gökyüzündeki bulutlar filtreliyor ve ben de yanımdaki polarize filtreyi kullanarak bir kaç güzel fotoğraf karesi yakalıyorum.

Kerpe Kartal Kayalıkları

Kerpe, bilinen tarihi MÖ. 5. yüzyıla kadar dayanan bir balıkçı kasabası. Son yıllarda, İstanbul’da günübirlik gelen tatilcilerin de etkisi ile deniz turizminde adını daha fazla duyurmaya başladı. 

Kerpe Kartal Kayalıkları

Kerpe Kartal Kayalıkları

Kerpe Ceneviz Restoran’da öğle yemeği molası veriyoruz. Uzun yemek molası esnasında masamızı güneş aydınlatıyor ve neşemiz yerine geliyor. Soba başında ısınırken birer fincan kahve içiyoruz. 

Katman katman birikmiş, dalgalar ile şekillenmiş ve mağara gibi açılmış Kartal kayalıkları arasından geçerek kıyıya iniyoruz. Nerede ise tüm öğleden sonrasını Kerpe sahilinde, meşhur Kartal kayalıkları bölgesinde dalga sesi dinlerek ve uzun pozlama çekerek geçiriyoruz.

dalga avcıları - Kerpe Kartalkayalar

dalga avcıları – Kerpe Kartalkayalar

06.04.2014