İngiltere seyahatim için hazırlık yaparken başkentin meşhur alışveriş caddelerini ve meydanlarını gece ışıkları ile fotoğraflamayı planlamıştım. Londra’da alışveriş yapacaklar için ilk durak olan Oxford Street ve Regent Street gibi popüler caddelerde tarihi binalar ve belli başlı büyük markaların mağazaları sıralanıyor. Mağazaların dış cephe tasarımları göz yormuyor.

Oxford Street” metro durağında iniyor ve Oxford Street ile Regent Street caddelerinin kesiştiği Oxford Circus kavşağındaki ışıklandırılmış şık binaları her köşeden uzun uzun pozluyorum. Çift katlı kırmızı Londra otobüslerinin ışıklarını takip ediyorum. Caddelerden gelip geçen insanları seyrediyorum. Gece fotoğrafı çekmenin en sevdiğim yanı da bu! Biraz üşüyorum ama kamerayı ayarladıktan sonra pozlama süresince kameram ışığı biriktirirken ben de olduğum yerde sabit kalıp daha çok gözlem yapabiliyorum. 

Oxford Circus, Londra

Oxford Circus, Londra

Ev sahipliği yaptıkları lüks mağazalar ile, adeta Londra alışveriş cenneti olan bu meşhur caddeler gündüz saatlerinde hayli kalabalık. Hava karardıktan sonra ise aynı caddelerden ışıklandırılmış şık cephe mimarilerini seyrederek geçiyorum.

Regent Street üzerindeki Apple mağazası, okuduğum bir kitapta (Steve Jobs, Walter Isaacson) anlatıldığı gibi sarı kumlar ve camekan duvarlar ile inşa edilmiş.

Londra’da her konuda olduğu gibi alışveriş konusunda da pek çok alternatif mevcut. Kurumsal büyük mağazalar yerine, butik mağazalarda alışveriş yapayım, canlı sokak müziği eşliğinde bir şeyler de atıştırayım isterseniz Convent Garden meydanındaki pasajları tercih edebilirsiniz.

Londra’nın meşhur meydanları:

Regent Street sonunda karşıma çıkan Piccadily Circus, yüz seneyi aşkın süredir devasa reklam panoları ile aydınlanan bir meydan. Aklımda kalanlar, basamaklar üzerindeki Eros heykeli,  etrafında toplaşmış gençler ve bitmez tükenmez Londra trafiği oluyor.

Piccadilly Meydanı, Londra

Piccadilly Meydanı, Londra

Piccadily Circus’dan batıya Green Park’a doğru, Piccadily Street boyunca devam ederseniz “Fortnum and Mason” mağazasına ulaşırsınız. Bu mağazanın özellikle zencefilli bisküvisi meşhurmuş. Mağazasından olmasa da Londra’dan ayrılmadan havalimanında kendime bir kutu hediye alıyorum (karton silindir kutu 4,5 Pound, metal silindir kutu 7,5 Pound). 

Soho bölgesinin ve Çin mahallesinin etrafından yürüyor, Londra’nın başka bir hareketli noktası olan Leicester Square meydanına ulaşıyorum.

İki meydan arasında yürüdüğüm kısa mesafe tiyatro salonları ve eğlence mekanları ile oldukça hareketli ve ışıl ışıl! Leicester Meydanı’nda indirimli tiyatro biletleri satan bir dükkana rastlıyorum. Çeyrek asırdır aynı sahnede oynayan ve klasikleşmiş oyunlar için biletler çok önceden tükenmiş oluyor. Londra’da izlemek istediğiniz bir göster var ise, henüz seyahat planı aşamasında biletinizi online olarak almanızı önerebilirim. 

Leicester Meydanı’ndan Thames Nehri’ne doğru yürümeye devam ediyor ve Trafalgar Meydanı’na varıyorum. Ulusal Sanat Galerisi de bu meydanda yer alıyor. Müzede Batı Avrupa resim sanatına dair önemli tabloları ve dönemsel olarak açılan çeşitli sergileri ziyaret edebilirsiniz.

Trafalgar Meydanı ve Ulusal Galeri, Londra

Trafalgar Meydanı ve Ulusal Galeri, Londra

Gece yarısına doğru ayaklarıma kara sular iniyor ve otele en yakın durağa aktarmasız gidebileceğim Leicester Square metro durağına gidiyorum. Londra’da metro ile ulaşım sağlıyor ve Oyster Card kullanıyorum. Oyster Card’a nasıl yükleme yaptığımı İngiltere seyahat rotamda anlattım.

23-27.09.2012