Havaların soğumaya başlaması ile İstanbul’a yakın mesafelerde hava ve yol durumunu takip etmeye başlıyoruz. İşi gücü denk getirip de karlı ve bembeyaz bir kış kampı yapmak için uygun bir vakit ayarlamaya çalışırken “Doğaya Dönüş Kampı” afişine denk geliyoruz.

Haydi o zaman! Cumartesi sabahı saat 6’da teker döner ve biz yine yeniden yola çıkarız! 

Güneş, Şubat ayında, saat 8’den sonra doğuyor. Bu anlamda, hem trafiğin henüz yoğunlaşmadığı hem de sabah ayazının esmediği erken saatlerde İstanbul’dan ayrılıyor ve Bolu Dağları’nı tırmanmaya başlıyoruz.

Kamp alanı olarak belirlenmiş tesise varana kadar tüm yol organizasyon ekibinin girişimi ile açılmış olunca, tertemiz bir yolda zaman zaman çöken sisi ve şahane bir manzarayı seyrederek rahatça gidiyoruz. Normal şartlar altında, mevsim gereği karlı, buzlu olacak ve tırmanış sırasında (1400 metreye kadar) yoğun sis ve tipi ile karşılaşabilirsiniz. Hazırlıklı olmakta fayda var!

Bolu Aladağlar yolu

Bolu Aladağlar yolu

Doğa ile içiçe, alternatif bir tesis arayışınız var ise, sarıçam ormanı ile çevrili Beşpınarlar Tabiat Parkı’nda kurulmuş MounTRain‘in bahçesinde bungolovlar haricinde yaklaşık 60 çadır kuruluyor. Yaklaşık 250 katılımcının olduğu ve çoğunlukla binek araçla geldiği bir etkinlikte tesisin içindeki park alanı yetersiz kalıyor. Uygun park yerlerinin açılması konusunda bir saat kadar sıkıntı yaşıyoruz. Ancak, tüm araçların yol boyunca sıralanması sağlandıktan sonra kamp malzemelerimizi, çadır alanı olarak belirlenmiş ve ayak basılmamış karlı bahçeye taşımaya başlıyor, kan ter içinde kalıyoruz. Bu anlamda tulumlarınızı, matlarınızı ve özellikle kuru kalması gereken malzemelerinizi ister elinizde ister sırtınızda olsun, karda  bata çıka yürümek yerine  kızak benzeri bir düzenek üzerinde veya kalın bir poşet içinde sürükleyerek taşımayı tercih edebilirsiniz. Bu püf noktası, bir sonraki kar kampı için aklımızda!

İki günlük etkinlik programında, atölyeler ve sunumlar planlanmış olmak ile birlikte, bu kadar kalabalık ve kamp yeri ile ortak alan olarak belirlenmiş tesis binasının görece uzak kaldığı etkinliklerde çizelgeye uymak pek mümkün olmuyor. Biz de, çadırı kurduktan sonra akşam yemeği ve kahvaltı saatlerinde dağıtılan kumanyamızı almak veya tesis dışına çıkıp yayla yolunda yürüyüş yapmak dışında ortak alana pek gitmiyoruz. Yan komşumuz ile birkaç ay önce Torkul Göleti kenarında karşılaşmış olduğumuzu farketmemiz ile sohbetimiz daha da koyulaşıyor ve iki gün boyunca ateş başından ayrılmadan keyifli zaman geçiriyoruz.

Yaz kamplarında bugüne kadar ateş yakma ihtiyacımız olmamıştı ama konu eksi dereceler olunca ısınmak için ister istemez ateş yakmak gerekiyor. Bu konuda son derece başarılı olan komşumuzun yaktığı ateşte hem ısınıyor hem de çay demliyoruz.

Çay yanında atıştırmalık çerezler, yüksek kalorili meyveli tatlılar ara öğün tercihimiz oluyor. Ateşi söndürmeden sucuk-ekmek çevirmeyi de ihmal etmiyoruz. Keşke kestaneleri evde unutmasaydık!

Ateş başında bu kadar zaman geçirince, eve döndüğümüzde farkettiğimiz ve çorabımıza kadar sinmiş is kokusu epey rahatsız edici oluyor. Alternatif olarak bacalı seyyar soba çeşitlerini düşünebilirsiniz.

Kampçılık ve kamp kültürünün tanıtılması adına iki blogger çağrısı ile düzenlen ve pek çok firmanın, gönüllünün destek verdiği “Doğaya Dönüş Kampı”nın gelecek etkinliklerini sosyal medyadan takip edebilirsiniz! 

Doğaya Dönüş Kampı - Bolu Aladağlar

Doğaya Dönüş Kampı – Bolu Aladağlar

Kar üzerinde, kış kampı nasıl kurulur?

Toprak üzerinde yaklaşık 30 cm’e ulaşmış kar tabakasını kazıp toprağa ulaşmayı düşündük ancak eşyaları taşırken sarfettiğimiz enerjiden arta kalan ile donmasına ramak kalmış kara kürek sallayacak takati kendimizde bulamadık. Birer metre mesafe ile sıra sıra kurulmuş komşu çadırlara da bakınca, özellikle karın yığıldığı eğimli bölgede kalan herkes gibi biz de toprağı aramadan, bembeyaz örtünün üzerine çadırımızı kurduk.

Donmuş toprak veya kar üzerinde kamp kurmak arasında fark olur mu, kar sıkışmadığı ve buzlaşmadığı sürece yalıtım sağlar mı konusunda da alternatif görüşler var. Biz bu kampta, kar henüz donmamışken deneyimledik ve beklentimiz üzerinde bir sıkıntı yaşamadık.

Karlı havada kamp yeri seçimi konusunda arazinin eğimi ve engebesi dışında, gece artabilecek rüzgarın yönü ve şiddeti de önemli! Gözlemlediğimiz kadarı ile gün içinde rüzgarın hızı sabit ancak yönü değişken idi ve çevremizdeki çadır sayısının artması ile de bir nebze kesilmiş oldu.

Çivilerin toprağa erişmesi mümkün olmadığı durumlarda, üzerlerine kar örterek sıkıştırabilirsiniz. İlerleyen saatlerde, hava daha da soğudukça donacak olan kar kütleleri, çivilerin ve çadırın kımıldamasına izin vermiyor.

Başımızı sokacak çadır ortaya çıktıktan sonra sıra yatakları hazırlamaya geliyor. Tabana uygun kalınlıkta seçtiğimiz mat ve üzerine şişme yataklarımızı seriyoruz. Böylece standart uyku konforumuzu yakalıyoruz.

Mevsim kış ve konu kar üzerinde kamp kurmak olunca gece için hiçbir endişemiz olmadı diyemem. Şişme yataklarımız üzerine bir kat battaniye ve gece tulumların içine girdikten sonra da üzerimize bir kat battaniye örtmek bizim için yeterli oluyor.

Gece, dışarısı -7 derece iken tulum içine ve sırt hizama sıcak su torbası almanın, uyku tulumumun boyun bağını içerden iyice kapatmanın ve gece uyandığımda içmek için her zaman çadır cebine bıraktığım bir bardak suyu önceden biraz ısıtıp termosta tutmuş olmanın çok faydasını gördüm. 

Sabah kahvaltısı için masa kurmak ve sandalyenize oturmak isterseniz, onları da bir branda ile örterek veya çadır içine alarak soğuktan, buzdan muhafaza etmenizi önerebilirim. Zira, sabah uyandığımızda çadırımızın ve dışarıda bıraktığımız neme dayanıklı masamızın üzerinin ince bir buz tabakası ile ışıldadığını görüyoruz!

Bolu Aladağlar, Beşpınarlar, Kızık Yaylası

Bolu Aladağlar, Beşpınarlar, Kızık Yaylası

Kar üzerinde uyumak nasıl bir his?

“Aman çocuğum taşa oturma!” öğüdü ile büyümüş bir çocuk olarak 30 cm kalınlığında ve buz tutmuş kar kütlesi üzerinde uyumak oldukça heyecan verici!

Organizasyon kuralı ve gittikçe soğuyan hava şartları gereği gece belirli bir saatten sonra “mutlak sessizlik” sağlanabiliyor ve eğer gerekli tüm önlemleri almış ve üşümüyor iseniz, rahatça uyuyabiliyorsunuz. Tek sıkıntı, sağa sola dönerken hissettiğiniz buz sertliği ve çıtırtı sesi oluyor!

Yaz kamplarından farklı olarak, kış kamplarında çadıra her giriş çıkışta fermuarları kapatmayı unutma endişeniz olmuyor. Özellikle böcek veya sürüngen ile karşılaşma korkusu olanlar, sivrisinek sesinden uyuyamayanlar karda kamp yapmayı düşünebilir. Kar üstünde iken, ayakkabınız ile içeri girecek toz, çamur, dal veya yaprak da olmuyor ve eşyalarınız temiz kalıyor. Yeter ki çadırdan içeri kar veya buz girmesin!

Karlı buzlu havalarda kamp malzeme listemize yeni ihtiyaçlar eklendi!

Alıştığımız konforun dışına, doğaya çıktığımızda temel ihtiyaçlarımızı karşılayan kamp malzeme listemizi yola çıkmadan önce kontrol ediyoruz. Karda kışta kamp yapacak olunca bu listeye bazı ilaveler yapmamız gerekiyor:

  • Kar kazımak için uygun ve derin bir kürek (aynı küreği yaz kamplarımızda da mıntıka temizliği yapmak veya bizden önce yakılmış ancak sönmeden bırakılmış ateş kalıntılarını söndürmek için kullanıyoruz)
  • Battaniye (matın üstüne, tulumun üstüne veya otururken dizlerinizin üzerine örtmek için şart!)
  • Araç motorunu ve aküyü rüzgara ve dona karşı korumak üzere kapak altına serilecek bir pike veya örtü
  • Ateş yakmak için teneke bir kova ve yeterince kuru odun
  • Gittiğiniz yerde kırılabilecek odun var ise, uygun balta

Tüm malzemeler tamam olsa bile, ihmal etmeyin!

  • Konforlu bir içlik giymek gibisi yok. Karlara bata çıka yürürken ne kadar hafif ve esnek olabilirseniz o kadar iyi!
  • Botlar ve montlar konusunda teknolojinin nimetlerinden faydalanıyor ve mümkün oldukça hafif kalmaya çalışıyoruz!
  • Atkı – bere – eldiven üçlüsünü ile ısınızı kaybetmezsiniz. Dolandıkça içiniz daralıyor ise, en azından iklime uygun bir buff ile boynunuzu ve gerektiğinde başınızı koruyabilirsiniz!
  • Soğuk diye üşenmeyin su ve mümkünse ılık su için, kurumayın!
  • Dudağınız ve kardan yansıyan ışık ile yanacak cildiniz için nemlendirici krem kullanın!
  • Soğuk havada en büyük düşmanınız nem olacak. Terlemeyin!
  • Terlemiş veya nemli hissettiğinizde hemen üstünüzü değiştirin, üşenmeyin!
  • Yanınızda bir tane yedek tshirt ve en az 4 çift çorap olsun. Kuru bir çift çorap gibisi yok!
  • Çadırı kurarken üşenmeyin iplerini de gerin. Gece rüzgar çıkabilir!
  • Yatarken pencereleri açık bırakın en azından iki tanesini! Böylece içerideki hava akımı çadırın havasını tazeleyecek ve çadır içi nemlenmeden rahat bir uyku uyuyabileceksiniz.
  • Ertesi sabah kullanmayacağınız eşyalarınızı çadırın rüzgar alacak köşelerine sıkıştırabilir ve sabah uyanınca veya gece dışarı çıkarken giyeceğiniz polar tarzı kıyafetlerinizi de tulumun ayak ucundaki fazlalığa koyabilirsiniz. Böylece hem gece soğuktan korunur hem de sabaha giyecek sıcak giysileriniz olur.
Bolu Aladağlar yolu

Bolu Aladağlar yolu

Doğada olmayı ve hali ile doğal sürprizlerini seviyoruz.

Sıcak veya soğuk hava ile uyum sağlayabilmeyi, arazide gezerken farklı türde bitkiler, mantarlar veya hayvan izleri bulmayı seviyoruz.

Güneş doğarken uyanıp batınca uyumayı, güneş doğarken ve batarken çıkan ayazda titremeyi; kuşları, böcekleri ve biraz da kafamızı dinlemeyi seviyoruz.

Havanın ve akarsuyun bedava olduğu böylesi bir zenginliğe kavuşmuşken gece yarılarına kadar son ses elektronik müzik dinleyenleri, halay çekenleri, avaz avaz nara ve kahkaha atanları anlayamıyoruz. Ses dalgalarının büyüyerek uzaklaştığı böylesi ortamlarda, insanın arası sıra durup kendi yankısını dinlemesinde fayda var!

Günün sonunda, yol gitmeye devam ediyoruz!

09-10.02.2019