Geçtiğimiz sene ilkbaharı karşılarken kamp kurduğumuz Kızılağaç ormanlarında bu sene sonbahar kampı kuracağız.

İlkbaharda, üç gün olarak planladığımız kamp rotamıza binek araç ile çıkmış ve orman içinde toprak yollara fazla girmeden çakıllı yollarda ilerlemiştik. Bu sene ise off-road bir aracımız var ve orman içinde de rahatça ilerleyebileceğiz.

Geçen sene yazdığım blogda Google maps uygulamasının Cehennem Şelaleleri’ne kadar ulaşmadığını not almışım. Bu nedenle, bir yere kadar araç ile gitmiş ve orman içinde keyifli bir kamp kurmuştuk. Bu noktadan itibaren devam eden traktör yolu binek araç için uygun olmadığı için, şelale kıyısına inen patikaya ilaveten birkaç yüz metre daha yürümemiz gerekmişti. Hatta, bahar sıcağında yürürken o kadar yorulmuştuk ki dere kenarına kadar inmeden geri dönmüş, şelaleyi görememiştik!

 – – o – – 

Dört yetişkin ve bir bebek için tüm kamp malzemelerini bagaja yerleştirmemiz ve İstanbul trafiğini aşmamız öğle saatini geçiyor. Yemek ve alışveriş için ilk molayı Saray’da veriyoruz.

Rota üzerinde Saray merkezinde, Çakıllı çarşısında veya Vize merkezinde market veya kasap alışverişi yapılabilir. Hafta sonu ve bayram arifesi tatilinde açık yer bulamama ihtimaline karşı kamp mutfağı için ihtiyaçlarımızı Saray’dan alıyoruz.

kampta hamak keyfi

kampta hamak keyfi

Kızılağaç Köyü’nü geçtikten sonra yolun sağ tarafında elde hazırlanmış bir tabelada “Cehennem Şelaleleri” yazıyor. Önceliğimiz kamp yapmak olduğu için bu tabelayı görmezden gelerek yola devam ediyoruz. Daha önce kamp yaptığımız kesim alanının etrafı çit ile çevrelenmiş. Çitlerin sonuna kadar devam ediyor ve ormanın seyir terasına ulaşıyoruz. Yemyeşil tepelerin manzarası görülmeye değer!  Ormanın bu bölgesinde arıcılık da yapılmakta ve kamp kurmak için uygun görünmüyor.

Ana yola geri dönüyor ve “Cehennem Şelaleleri” oku istikametinde orman yoluna sapıyoruz. Bu istikamette çakıl dökülmüş ve genişletilmiş yolu takip ederek Cehennem Şelaleleri’ne ulaşabilirsiniz.

Kızılağaç ormanlarında kurduğumuz sonbahar kampında üç gece ve dört gün boyunca orman içinde doya doya vakit geçiriyor ve gecesine gündüzüne şahit olabiliyoruz. Son yıllarda hazırladığımız kamp rotalarımız genellikle gün içinde yeni bir yere yolculuk, akşam üstü yeni bir kamp yeri bulmak ve kamp kurmak şeklinde olduğu için bu kadar uzun süre boyunca kampı toplamadan, aynı bölgede kalmak bizim için yeni bir deneyim oluyor!

Günübirlik veya yetişkin kişilerinden oluşan kamp ekiplerinde günlük ihtiyaçlar ve iş bölümü, ekibe bir de bebeğin dahil olması ile değişebiliyor. Örneğin, henüz 10 aylık olan genç ekip arkadaşımızın üşümemesi için gün boyunca kamp ateşini canlı tutuyoruz.

Gün boyunca ormanda yakılabilir kuru odun toplamak, her öğün yemek hazırlamak, bulaşık yıkamak, kullanım suyu ve diğer ihtiyaçları temin etmek ve gece ziyaretimize gelen hayvanların dikkatini çekmemek, sabah dağınık bulmamak için açıkta kalan tüm eşyalarımızı ve çöplerimizi toplamak, herhangi bir kazaya yol açmamak için gece yatmadan önce ateşi söndürmek gerek!

Kızılağaç kampı

Kızılağaç sonbahar kampı

Hayatındaki ilk kamp deneyiminde fırtınaya yakalanmış ve ilk dişini çıkarmış bebek, bu kez de yeni bir büyüme atağı ile mücadele etmekte! Günlerdir bozulmuş uyku düzeni temiz havada tekrar düzene giriyor ve annesini de mutlu ederek günlük üç uyku düzenine geri dönüyor.

Gün içinde ormanda geziyor ve mantar avlıyoruz. Mantar aramaya çıkmış köylüler ile karşılaşıyor ve sohbet ediyoruz. Çörek mantarının tam da mevsimi olmasına karşın yeterince yağış olmadığı için ancak tadımlık bir kaç tane bronz çörek mantarı (boletus aereus) bulabiliyoruz. 

Gün batımının ardından gökte tek tek belirmeye başlayan yıldızlar bizi çocukluğumuza götürüyor. Şehirde nerede ise hiç göremediğimiz yıldızları seyrediyor ve fotoğraf çekiyorum.

gece olunca dans eden yıldızları seyrettik

gece olunca dans eden yıldızları seyrettik

Sonbaharda tüm orman kuru yapraklar ile örtülmüş iken, gecenin sessizliğinde hafif bir rüzgar ile daldan yere düşen yaprak sesini bile duymak mümkün. Özellikle ilk gece her çıtırtı da kafa lambalarımız ile ormanı kolaçan ediyoruz. Henüz yemek artıklarımızı tam toplayamamış, ateş başında sohbet ederken gece karanlığında beliren bir tilki nerede ise ayak ucumuza kadar geliyor. Kovalıyoruz kaçıyor, yarım saat sonra yine geliyor. Uyku sırasında da bizim çadırın etrafında ayak seslerini duyuyor ancak önemsemiyorum. Halbuki bizden önce, arkadaşlarımızın çadırını ziyaret etmiş ve çadırın tam kapanmamış dış fermuarını açıp verandaya kadar girmiş!

Sonraki gecelerde bu yaramaz ile tekrar karşılaşmıyoruz. Kamp alanımıza yanaşmayan ama etrafımızda dolaşan köpeği ise sonraki iki gün ve gece boyunca ara ara görüyoruz. Akşam üstleri çan seslerini duyduğumuz sürü ile mi geliyor yoksa sahipsiz ve ormanda mı dolaşıyor, bilemiyoruz.

Uzaklardan gelen çakal sesleri dışında dört gün boyunca başka bir ziyaretçimiz olmuyor.

kurak geçmiş yaz sezonunun sonunda dereden ve şelalelerden çok az su akıyor

kurak geçmiş yaz sezonunun sonunda dereden ve şelalelerden çok az su akıyor

26-29.10.2019