Lizbon’dan yola çıktık ve İspanya sınırına doğru ilerlemekteyiz. Orta Portekiz rotamızın ikinci gününde, Alentejo bölgesinde, Evora şehrine bağlı küçük bir kasabada mola veriyoruz. Vila Viçosa kasabasının ekonomisi yakınlarındaki mermer ocağına dayanıyor. Belli ki, Evora şehrindeki antik eserlerde buradan çıkarılan mermer ile yontulmuş.

Evlerin pencere kenarları, kapı eşikleri veya sokak mobilyası olarak aklınıza ne gelirse, otogar tuvaletleri bile mermerden yapılmış.

Yol boyunca serpiştiren yapmur şehre vardığımızda hızlanıyor. Bir süre köşe başı bir kafede oturup  geleneksel lezzet pastel de nata eşliğinde kahve molası veriyoruz.

İki gündür gezdiğimiz küçük şehirlerde Portekiz mimarisine ve dar taş sokaklarına aşina olmaya başladım. 1270’de kurulmuş bu kale içi şehrinde de yabancılık hissetmiyorum. Şehir meydanında ve etrafındaki sokaklarda dolaşıyorum.

Vila Viçosa Meydanı ve mermer São Bartolomeu Kilisesi

Vila Viçosa Meydanı ve mermer São Bartolomeu Kilisesi

Kraliyet Sarayı: Ducal Palace of Vila Viçosa

Sahip olduğu doğal mermer kaynağı ile tarihte her zaman kabul görmüş, Kraliyet düğünlerinde çeyiz olarak hediye edilmiş şehir meydanından biraz uzaklaşınca üç katlı Kraliyet Sarayı (Ducal Palace) ile karşılaşıyoruz.

Saray, 16. yüzyıl başından itibaren Bragança Düklerinin ikametgâhı imiş. İtalyan Rönesans mimarisinden ilham almış binanın ana cephesi yerli mermer ile kaplı. Portekiz tarihinin önemli liderleri arasında yer alan Kral 4. John bu sarayda yaşamış ve ileride bir gün İngiliz Kraliyet ailesine gelin gidecek olan kızı Bragançalı Catherine da bu sarayda doğmuş (1638). Aile tüm Avrupa’yı etkileyen otuz yıl savaşlarına da taraf olmuş ve nihayetinde altmış yıldır İspanya egemenliği altındaki Portekiz tekrar bağımsızlığını ilan etmiş (1640).

Vila Viçosa'nın mermer sarayı: Ducal Palace

Vila Viçosa’nın mermer sarayı: Ducal Palace

Mermer saray, 1910’da ulusal anıt olarak ilan edilmiş ve 1933’den bu yana ise müze ve kütüphane olarak hizmet veriyor. Müzede Kral 2. Manuel’in kişisel resim ve kitap koleksiyonunu görebilirsiniz. Duvarları ve tavanları fresklerle, Avrupa ve Uzak Doğu şehirlerinden toplanmış koleksiyonlarla süslenmiş olan müzeyi Pazartesi, Salı öğleden önce ve resmi tatil günleri haricinde ziyaret edebilirsiniz.

Vila Viçosa’da kısa süre kalıyor ve yemek yemeye fırsat bulamıyoruz. Yolunuz buraya düşerse yerel lezzetleri denemenizi öneririm. Şehir zengin yemek menüsü, sosları ve geleneksel yöntemlerle ürettikleri peynir çeşitleri ile de tanınıyor.

Vila Viçosa’ya özel aracınız ile veya Evora şehrinden otobüs ile gelebilirsiniz. Şehirde daha uzun vaktiniz olur ise görkemli Kraliyet Sarayı dışında kaleyi, kraliyet bahçesini ve mermer kiliseleri ve mermercilik başta olmak üzere farklı konularda hazırlanmış müzeleri ziyaret edebilirsiniz. 

Yolculuğumuz, İspanya sınırındaki bir tepe üzerine kurulmuş bir kale şehrine doğru devam etmekte!

Mayıs 2014